(506 S. K. m. 80, 84) (21 HD. 03.12.2001 T. 2001/7571 E. 2001/8210 K.)
Dava: Taraflar arasındaki iptal ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesi'nce davanın görev yönünden reddine dair verilen 12.09.2001 gün ve 2000/407 E. 2001/1435 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2001 gün ve 2001/7571-8210 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
Dava; haksız ve yersiz olarak tahakkuk ettirilen idari para cezası ve buna dayalı alınan gecikme zammının iptali sonucu istirdadına ilişkindir.
Mahkemece; öncelikle idarenin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle istemin reddine karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 84. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre; haksız ve yersiz alınan prim ve cezaların 10 yıl içerisinde geri alınabileceği öngörülmüş ve ayrıca 6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar ile 506 sayılı Yasanın 80. maddesine dayalı gecikme zammına ilişkin dava ve uyuşmazlıkların alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmıştır.
Şu duruma göre; davacının kendisinden haksız ve yersiz alındığı saptanan idari para cezası ile buna bağlı gecikme zammının geri alınmasında yasal hakkın kullanıldığı ve yöntemince dava açıldığı göz önünde bulundurulmaksızın mahkemece istemin görev yönünden reddi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Taraf vekilleri
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- Davacının açtığı dava nedeniyle yapılan yargılama sonunda yerel mahkemenin davanın görev yönünden reddine dair verdiği karar taraf vekillerince temyiz edilmiş Özel Dairece davalı kurumun temyiz itirazları reddedilerek, karar davacı yararına bozulmuştur.
O halde, hakkındaki hüküm reddedilerek kesinleşmiş olan davalı kurum vekilinin direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kurum vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.04.2002 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy