(1163 S. K. m. 23) (11.HD 14.01.2002 T. 2001/7849 E. 2002/54 K.) (11.HD 25.03.2002 T. 2001/10445 E. 2002/2622 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2008/161-2009/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde davacılar avukatı Sibel Uysal ile davalı avukatı Yılmaz İçöz gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Döndü Deniz Bilir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden M. T. ve Ö. T.'nın A. Elektrik Ltd. Şti'nin davalı kooperatife yaptığı elektrik işlerine karşılık olmak üzere, davalı kooperatife ait 2 nolu blokta D.2 nolu işyerini ve 1 nolu Blokta 1 B nolu işyerini toplam 52.745-TL bedelle 20.01.2001 tarihli 135 nolu yönetim kurulu kararı ile satın aldıklarını, müvekkili Ahmet B.'un ise yine kooperatiften 2 nolu Blok ve projede D.35 nolu konutu, 02.07.2002 tarihinde 30.000-TL bedelle 168 sıra nolu yönetim kurulu kararı ile satın aldığını, paralarını peşin ve nakit olarak ödediğini, yönetim kurulu kararına göre davacıların kooperatife aidat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, sadece alt yapı ve çevre düzenleme bedeli ödeme yükümlülüklerinin olduğunu ve buna ilişkin ödentilerini de yerine getirdiklerini, buna rağmen davalı kooperatifin 16.02.2008 tarihli genel kurul toplantısında müvekkiline aidat ödeme yükümlülüğü getirdiğini, ayrıca aynı genel kurulda 6. madde ile kapıcı dairelerinin ilgili derdest davalarının bitmesi halinde her bir ortak için 2 defaya mahsus olmak üzere 1.750-TL toplanmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu kararlara karşı müvekkillerinin muhalefet şerhini işleyerek karşı oy kullandıklarını ileri sürerek müvekkillerine aidat yükümlülüğü ve kapıcı dairelerine ilişkin yargı kararlarının ödenmesine ilişkin 16.2.2008 tarihli genel kurul kararının 6 ve 7. maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin de bağlı olduğu kooperatif üst birliği olan Türkkonut tarafından 66 ada 1 parsel üzerine inşa edilecek 2 blok için 62 adet çok katlı daire ve 8 adet işyeri üyeliği toplam olan 70 kişilik arsa tahsisi yapıldığını, davalının 70 kişilik üye kontenjanından 62si tamamlandıktan sonra yönetim kurulu tarafından 2001 yılı olağan genel kurul toplantısı için belirlenen gündeminin 4. maddesinde 4 adet dükkan ve 6 konut toplam olan 10 adet boş kooperatif üyeliğinin doldurulması için toplu ödeme alınarak, satış suretiyle boş olan üyeliklerin devirlerinin kararlaştırdığını ve yönetim kurulunun görevlendirdiğini, yine genel kurulda bu kişilerden aidat alınmamasının kararlaştırmadığı genel kurulda ortak sayısının 72 adet olması yolunda karar alınmadan satılan kapıcı dairelerine karşılık oluşturulan üyelik nedeniyle 2 adet kapıcı dairesinin de boş üyelik olarak gündeme geldiğini, 2002 yılı olağan genel kurulunun 8. maddesinde boş kooperatif üyeliklerinin satışı için TL üzerinden ya da fiyat belirlenmesi yapılarak satış işlemleri konusunda yine kooperatif yönetim kurulunun görevlendirildiğini, satış bedelleri dışında çevre düzenlemesi, Türkkonut'a Kredi borçlanması, iskan harçları ve merkez birliği ile ilgili masraflarını ayrıca ödeyeceklerinin kararlaştırıldığını, davacıların genel kurul toplantılarına üye olarak çağrıldıklarını, oy kullandıklarını, davacılarla aynı durumda olan 5 üyenin genel kurulda alınan kararlara uyduğunu, kooperatifin ortak kullanım alanında bulunan kapıcı daireleri için 2 adet üyelik ihdas edilmesi, ortak kullanım alanındaki yerlerin tahsis edilmesi için dava açıldığını, iptali istenen genel kurulda mahkeme tarafından belirlenecek bedelin kat maliklerinin tamamı tarafından müşterek ve eşit olarak ödeneceğini, davacılar Ö. T. ve M. T.'nın üyelikten ihraç edildiğini, aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifin anasözleşmesinin 6.maddesi uyarınca ortaklarına konut yapma dışında faaliyet gösteremeyeceği, ancak arızi olarak ve özellikle tasfiye aşamasında elindeki taşınmazları çıkartma zorunluluğu nedeniyle taşınmaz satımı yapabileceği, kooperatifin satışı yapabilmesi için kat irtifakının oluşturulması gerektiği, eldeki davada bu durumun gerçekleşmediği, davacıların peşin ödeme ile kooperatife üye olarak alındığı, davacılardan M. ve Ö. T.'nın kooperatif ortaklığından ihraç edildikleri bildirilmiş ise de, ihraç edilmelerinden sonraki genel kurula çağrılmaları ve katılımları nedeniyle kooperatifçe ihraç kararından dönüldüğü, bu davacıların husumet ehliyetlerinin bulunduğu, iptali istenen genel kurulun 11.06.2008 tarihli 6. ve 7.maddelerinin hukuka, genel kurul kararlarına, aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacılar paralarını peşin ve nakit olarak ödeyerek sabit aidat ödemeli ortak olduklarını, hem genel kurul kararları ve hem de yönetim kurulu kararları gereği kooperatife aidat ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını, 13.01.2001 ve 02.02.2002 tarihli genel kurullarda belirtilen çevre düzenlemesi, alt yapı, Türkkonut kredi borçlanması, iskan harçları ve merkez birliği masraflarından sorumlu olduklarını, oysa davalı kooperatifin 16.02.2008 tarihli genel kurul toplantısında kendilerine aidat ödeme yükümlülüğü getirildiğini, ayrıca aynı genel kurulda 6. madde ile kapıcı dairelerinin yargıda görülen davalarının bitmesi halinde her bir üye için 2 defaya mahsus olmak üzere 1.750-TL toplanmak üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek 16.2.2008 tarihli genel kurul kararının 6 ve 7. maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu öncelikle, kooperatifin anasözleşmenin 6. maddesi uyarınca ortaklarına konut yapma dışında faaliyet gösteremeyeceği, ancak arızi olarak ve özellikle tasfiye aşamasında elindeki taşınmazları çıkartma zorunluluğu nedeniyle taşınmaz satımı yapabileceği kooperatifin satışı yapabilmesi için kat irtifakının oluşturulması gerektiği, eldeki davada bu durumun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz'in uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. madde hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği taktirde bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunmak zorundadır. Genel kurul bu durumu onayladığı takdirde kooperatiflere sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortak olmak mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın, (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğuna engel değildir. (Dairemiz'in emsal nitelikteki 16.4.1995 gün ve 2568-2729 sayılı ve 11.5.2000 tarih ve 3437-4066 sayılı, 14.1.2002 gün ve 2001/7849-2002/54 sayılı, 25.3.2002 tarih ve 2001/10445-2002/2622 sayılı ilamları bu yöndedir.)
Somut olayda, davacıların üyeliğe alınış şeklini onaylayan 13.01.2001 ve 02.02.2002 tarihli genel kurullar ve buna bağlı olarak alınan yönetim kurulu kararları vardır. Bu itibarla anılan kararlar birlikte değerlendirilmek suretiyle davacıların kooperatif karşısındaki durumları tesbit edilip, iptali istenen 16.2.2008 tarihli genel kurulda alınan 6 ve 7. nolu kararların buna göre iptalinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy