(2762 S. K. m. 33, 34)
Dava: Taraflar arasındaki vakıf yöneticilerin azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 26.09.2002 gün ve 2001/787 E. 2002/619 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2003 gün ve 2002/12516-2003/2723 sayılı ilamı ile;
(...Vakıf yöneticilerinin görevden alınmalarına ilişkin davalarda vakıf yöneticilerinin, gerek vakfı temsil etmesi, gerekse dava sonunda verilecek kararın kendisini doğrudan ilgilendirmesi bakımından davanın doğrudan vakıf aleyhine açılması dolaylıda olsa vakfın yöneticilerinin hukuklarını etkileyebileceğinden vakıf yöneticilerinin davaya dahil edilip dinlenmeleri gerekir.
Somut olayda dava, doğrudan vakıf tüzel kişiliği aleyhine yöneltildiği halde, görevden alınması istenilen vakıf yöneticilerinin yöntemince davaya dahil edilmelerinin gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...)
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istemine ilişkindir.
Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili; davalı vakıf yönetiminin, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 1999/174-01 sayılı genelgesinde belirtilen limitin üzerindeki parayı kasada muhafaza ettiklerini ileri sürerek, vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları ile bir daha hiçbir vakıfta yönetici seçilememelerine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Marmara Eğitim ve Kültür Vakfı Yöneticileri vekili cevap dilekçesinde; burs verilen öğrencilerin değişik zamanlarda vakfa gelmeleri ve bağışların her zaman kabul edilmesi sebebiyle kasada fazla para bulunmasının, vakıf yöneticilerinin azlini gerektirmediğini savunmuştur.
Mahkemenin; vakıf yöneticilerinin, hizmetin yürütülebilmesi amacıyla kasada limit üzerinde nakit muhafaza ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle, esasa ilişkin olarak davanın reddine dair verdiği karar, Özel Daire'ce yukarıda açıklanan nedenle bozulmuş; Mahkemece Vakıf yöneticilerinin tamamının davaya katılımlarının sağlandığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; Vakıf yöneticilerinin yöntemince davaya dahil edilip edilmedikleri noktasında toplanmaktadır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu'nun 02.07.2001 gün ve 139 sayılı denetim raporunda, Marmara Eğitim ve Kültür Vakfı'nın, M. Ş. E., Ö. M., F. K., M. A., F. B., E. E. ve S. K.'dan müteşekkil, Mütevelli Heyet Üyelerince idare edildiği belirtilmiştir.
Her ne kadar, dava, doğrudan vakıf tüzel kişiliği aleyhine yöneltilmiş ise de; az yukarıda sözü edilen ve idarece görevden alınması istenilen vakıf yöneticilerinin tamamının vekili aracılığıyla davaya katılarak, cevap dilekçesi ve delil listesini ibraz ettikleri, aşamalarda tüm tebligatların vekile yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda, vakıf yöneticilerinin yöntemince davaya dahil edildiklerine dair verilen direnme kararı yerindedir.
Ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre işin esasına girilmediğinden, dosyanın davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme uygun bulunduğundan, işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 18. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 08.12.2004 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy