(1163 S. K. m. 59) (15. HD. 17.05.2001 T. 2001/800 E. 2001/2672 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı şirket temsilcisi Z. D. ile davalı vekili avukat Seyfi Çelik geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı temsilcisi ile davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bedel karşılığında inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, 5 noluhakedişten kalan alacağı ile işlemiş faiz alacağının tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı kooperatifçe temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından 12.11.1996 tarihli sözleşmenin tarafı olan Ç. İnşaat Limited Şirketi'nin ortaklarının Y. ve N. D. oldukları, bu kişilerin Z.D.'i şirket müdürü olarak atadıkları, ortaklar ile Zeki arasında çok yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu, aynı tarihlerde Z.D.'in davalı kooperatifin de kurucu ortağı ve başkanı olduğu, bu ilişki içerisinde kendi yakınlarının kurduğu şirkete kooperatif inşaatının yapım işinin verildiği anlaşılmaktadır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 6.10.1988 gün ve 3476 Sayılı Kanunla değişik 59/6 maddesi uyarınca Kooperatif yönetim kurulu üyeleri kendisi veya başkası namına bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamayacağından bu tür sözleşmeler geçersizdir. Kanunun bu hükmü kamu düzeninden olmakla mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu nedenle geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak davacı şirket alacağının hesaplanması mümkün değildir. Yüklenici ancak sebepsiz iktisap kuralına dayalı olarak karşı tarafın mal varlığına giren iş bedelini karsız olarak isteyebilir. Bu sebeple açıklanan hususlar doğrultusunda ve işlerin yapıldığı tarihteki karsız maliyet bedeli üzerinden davacının hakettiği bedelin hesaplanması için bilirkişilerden ek rapor alınarak sonuca gidilmelidir. Yukarıda belirtildiği gibi sözleşme geçersiz olmakla sözleşmedeki gecikme halinde uygulanacak faiz oranının da hükme esas alınamayacağı ortadadır.
O halde mahkemece bilirkişilerden alınacak ek raporla davacı alacağı saptanarak, taraflar arasında devam ettiği anlaşılan diğer davaların da bu dava ile birleştirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, geçersiz sözleşmeye değer verilerek sonuca varılması doğru olmamış (Yargıtay 15.H.D. 17.5.2001 gün 2001/800 E. 2001/2672 K. sayılı kararı) kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı Kooperatif yararına BOZULMASINA, 375 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy