(3226 S. K. m. 1, 8, 19, 20) (2004 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. İcra Hakimliğince davanın reddine dair verilen 2.5.2002 gün ve 2001/878 E2002/331 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 8.11.2002 gün ve 2002/21191-22900 sayılı ilamı ile, (...Temyiz dilekçesine ekli 14.6.2000 tarihli Ankara 38. Noterliğinin yazsısından finansal kiralama sözleşmesinin tescil edildiğinin anlaşılmasına göre, merciin bu konuda araştırma yapmadan eksik inceleme ile tescil olmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek, direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, finansal kiralamaya konu malların haczedilemeyeceği iddiasına dayalı, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı K. T. Evkaf Finans Kurumu A.Ş. vekili; müvekkili şirket tarafından davalı K. Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş'ne 3226 sayılı Finansal Kiralama Yasası hükümlerine uygun olarak kiralanan tıbbi cihaz, alet ve donanımın; alacaklı K. - M. Limitet Şirketinin, borçlu K. Özel Sağlık Hizmetleri A.AŞ'nden alacağı nedeniyle borçlu elinde haczedildiğini, finansal kiralamaya konu malların haczedilmesinin, 3226 sayılı Finansal Kiralama Yasası'nın emredici hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğünce yapılan haciz işleminin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı-alacaklı K. - M. Limitet Şirketi vekili; finansal kiralamaya konu mallar hakkında ihalenin feshi ve istihkak davalarının devam ettiğini ve şikayetin haciz tarihine göre süresinde yapılmadığını savunmuştur.
Davalı-borçlu K. Özel Sağlık Hizmetleri A Ş. vekili, duruşmaya katılmamıştır. İcra tetkik merciinin; "finansal kiralama sözleşmesinin, borçlu-kiracının ikametgahı noterliğinde özel sicile tescil edildiğine dair belgenin ibraz edilmediği" gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar, özel dairece yukarıda yazılan gerekçeyle bozulmuş, tetkik merciince,"temyiz aşamasında ibraz edilen tescil belgelerinin değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
Görüldüğü üzere uyuşmazlık; finansal kiralama sözleşmesinin kiracının ikametgahı noterliğinde özel siciline tescil edildiğine dair belgeyi davacının temyiz aşamasında ibraz etmesi karşısında, tetkik merciince bu konunun araştırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümüne geçilmezden evvel, finansal kiralama sözleşmesinin şekli ve hukuki yapısı üzerinde durulmasında yarar vardır.
3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 1. maddesi ile finansal kiralama münasebetinin "finans sağlamaya" yönelik bir tip sözleşme olduğu amaçlanmıştır. Bu tür sözleşmede; finansman şirketi sözleşmeye konu malın hukuki mülkiyetini muhafaza ederken, ekonomik mülkiyet ve zilyetlik, malı teslim alan kiracıya geçmektedir.
Giderek, iyi niyetli üçüncü kişilerin finansal kiralama konusu malın mülkiyetini kiracıdan kazanmalarını önlemek ve bu kurumun sağlıklı işleyebilmesini temin amacı ile sicile tescil sistemi kabul edilmiştir.
3226 sayılı Finansal Kiralama Yasası'nın 8. maddesinde; finansal kiralama sözleşmesinin noterlikçe düzenleme şeklinde yapılacağı emredici bir kural olarak düzenlenmiştir.
Eş söyleyişle, sözleşme noterlikçe yapılmamış ya da noter sadece imza tasdiki yapmış ise bu durum BK.'nun 20. maddesi karşısında bir butlan nedenidir ve mahkemece de re'sen nazara alınır (Reisoğlu, Özsunay İTO, S. 14, Semineri-Nisan 1986).
Bundan ayrı, Finansal Kiralama Kanunu'nun 8. maddesinin 1. paragrafının 2. cümlesinde, taşınır mala ilişkin finansal kiralama sözleşmesinin, kiracının ikametgahı noterliğinde bu iş için tutulan özel sicile tescili gerektiği hükmü öngörülmüştür.
Bu düzenleme ilk planda, iyi niyetli üçüncü kişilerin, emin sıfatı ile zilyet olan kiracıdan finansal kiralama konusu mal üzerinde bir ayni hak kazanmalarını engellemek amacıyla getirilmiş olup, finansal kiralama işlemlerine aleniyet kazandırılarak finansal kiralama kurumunun sağlıklı işlemesi ve gelişmesi amaçlanmıştır. (Atilla Altop, Finansal Kiralama (leasing) Sözleşmesi, Ankara-1990, s: 96).
O halde yasada özel sicile tescil ve şerh bir ön şart olup, kiralayanın mülkiyet hakkını, iyi niyetle kiralama konusu malı ve mal üzerindeki ayni bir hakkı iktisap edenlere karşı ileri sürebilmesi, sözleşmenin şerh ve tescili ile mümkündür.
Diğer taraftan, taşınır mallara ilişkin finansal kiralama sözleşmelerinde tescilin yapılmamasının Finansal Kiralama Yasası'nın 18., 19. ve 20. maddeleriyle ilgili bazı sonuçlarının bulunduğu açıktır.
Bu bağlamda, 3226 sayılı Finansal Kiralama Yasası'nın 19. maddesinde; kiracının iflası veya icra takibine uğraması halinde, finansal kiralama konusu malların takibin dışında tutulmasına veya iflasta tefrikine ilgili memurca karar verileceği, bu karara karşı yedi gün içinde icra tetkik mercii hakimliği nezdinde şikayette bulunulabileceği öngörülmüştür.
Bu açık hüküm karşısında, icra memurunun finansal kiralama konusu malların takip dışında tutulmasına karar verebilmesi için, noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmış geçerli bir finansal kiralama sözleşmesinin varlığı ve özel sicile tescil edilmiş olması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Şu hale göre, 3226 sayılı Finansal Kiralama Yasasının gerek finansal kiralama sözleşmesinin şekli ve sözleşmeye aleniyet kazandırılması amacına yönelik özel sicile tescile dair 8. maddesi ve gerekse 19. maddede yer alan emredici nitelikteki koruma hükümleri kamu düzenine ilişkin olup, finansal kiralama sözleşmesinin noterce düzenleme şeklinde yapılıp yapılmadığı ve taşınır mala dair sözleşmenin, kiracının ikametgahı noterliğinde özel sicile tescil edilip edilmediği re'sen araştırılacak konulardandır.
Bu itibarla; yargılamanın her safhasında taraflar finansal kiralama sözleşmesinin geçerliliği ve özel sicile tescili konusunda gerekli tüm delilleri ibraz edebileceği gibi bu konuda tarafların ileri sürmediği deliller de mahkemece kendiliğinden araştırılabilecektir.
Somut olayda; davacı haczedilemezlik şikayetini 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na dayandırmıştır. Davacı K. T. Evkaf Finans Kurumu A. Ş. tarafından, kiracı K. Yatırım Holding A. Ş'ne taşınır tıbbi cihazın finansal kiralandığına dair Beyoğlu 31. Noterliği'nce düzenlenen 31.5.2000 gün ve 29425 yevmiye numaralı sözleşme, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 8. maddesi birinci paragrafının 1. cümlesinde ifadesini bulan düzenleme şeklindeki sözleşmedir. Anılan sözleşmenin, kiracının ikametgahı Ankara 38. Noterliği'nce 9.6.2000 gün ve 19475 yevmiye numarası ile özel sicile tescil edildiğine dair belge davacı vekilince temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilmiştir.
Hal böyle olunca mercii tarafından 31.5.2000 gün ve 29425 yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi ve bu sözleşmenin özel siciline tesciline dair 9.6.2000 gün ve 19475 yevmiye numaralı belgenin incelenmesi ve davacının 3226 Sayılı Yasanın getirdiği koruyucu hükümlerden yararlanıp yararlanmayacağının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine dair önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy