(2981 S. K. m. 10)
Dava : Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy Asliye 4.Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.5.2002 gün ve 2001/976 E. 2002/622 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.4.2003 gün ve 2003/3160-4807 sayılı ilamı ile; ( ... Dava,tapu iptali, ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece,8.3.2002 tarihli bilirkişi rapor ve eki krokisi dikkate alınarak, düzenleme ortaklık payı çıktıktan sonra,imar 3040 ada 4 parselden,davacı tarafa verilecek miktar 687 m2 olduğundan, ( B ) harfiyle gösterilen bölümün verasette iştirak halinde davacılar adına arta kalan ( A ) ile işaretli 339 m2 lik kısmının ise 1026 pay üzerinden; 464 payın Valilik 562 payında Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden davacıların kayden maliki oldukları 743 ada,36 nolu kadastral parselin; 2981 Sayılı Kanunun 3290 Sayılı Yasayla değişik 10/c maddesi hükmü uyarınca ve encümen kararına dayanılarak şuyulandırma işlemine tabi tutulduğu ve sözü edilen işlem sonucu,3040 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tescil edildiği, kalan miktar yönünden hakkın bedele dönüştürüldüğü,yapılan bu işlemin,davacılar tarafından açılan dava sonucunda idari yargıda iptal edildiği ve Danıştay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.Değinilen yönler,mahkemenin ve taraflarında kabulündedir.
Bu durumda,imar şuyulandırmasıyla oluşturulan parsellerin sebebini teşkil eden idari işlemin idari yargıda iptal edildiği,böylece imar parsellerinin illetsiz ve sebepsiz kaldığı gözetilerek,imar öncesi hak durumu dikkate alınarak karar verileceği kuşkusuzdur.Davadaki istek bir bütün halinde değerlendirildiğinde istemin önceki kadastral parsele dönüştürülme niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca,yukarıda açıklandığı üzere,imar öncesi kadastral duruma döndürmek şeklinde bir karar verilmesi gerekirken,idare mahkemesi kararıyla sebebi kalmayan imar parselini ayakta tutacak ( Hukuki varlığını korur nitelikte ) şekilde ve infazı kabil olmayacak biçimde karar verilmesi doğru değildir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K. 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, şuyulandırma kararının idare mahkemesi kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, davalılar adına imar uygulaması ile oluşturulan tapunun iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, İstanbul İli Kadıköy İlçesi 743 ada 36 parselde kayıtlı bulunan 1770 m2 miktarındaki taşınmazlarında Kadıköy Belediye Başkanlığınca 2981 sayılı Kanunun 10/c maddesi uyarınca yapılan şuyulandırma işlemi yapıldığını ve bu işlem sonucu 3040 ada 2 parsel numarası ile 653 m2 miktarındaki taşınmazın adına kaydedildiğini,Kadıköy Belediye Başkanlığına karşı açtığı dava sonunda İstanbul 6.İdare Mahkemesinin 1996/1267 E. Ve 1997/1340 K.sayılı ilamı ile kendi parseli yönünden şuyulandırılma işleminin iptal edildiğini ve bu ilamın kesinleştiğini, Kadıköy Belediye Başkanlığına kararın uygulanması için başvuruda bulunmasına rağmen, kararın uygulanmadığını ileri sürerek, davalılardan İl Özel İdaresi ve Maliye Hazinesi adına paylı olarak kayıtlı 4 parsel numaralı taşınmazın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, yapılan işlemin ve izlenen prosedürün doğru olduğunu, 3040 ada 4 parsel nolu taşınmazın kamu hizmetine ayrılan bir yer olması nedeniyle davacı adına tescil edilemeyeceğini ileri sürerek devamının reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemenin, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 3040 ada 4 parselin "B" harfi ile gösterilen 687 m2 sinin ifraz edilerek davacılar adına "A" harfi ile gösterilen 339 m2 sinin davalı İl Özel İdaresi ve Maliye Hazinesi adına önceki payları oranında tapuya tesciline ilişkin olarak kurduğu hüküm, Özel Dairece, yukarıda açıklanan nedenlerle; İmar öncesi kadastral duruma döndürmek şeklinde karar verilmek gerekirken, iptal kararı ile nedeni kalmayan imar parselini ayakta tutar şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmadan sonra, daha önce dosyada bilirkişi raporu düzenleyen Harita ve Kadastro Yüksek Mühendisinden bozma ilamı çerçevesinde ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi Hasan Şahin tarafından bu ara karar doğrultusunda düzenlenen 16.12.2003 tarihli raporda, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin bozma ilamı irdelenip, bozma ilamında istenen yönde karar verilmesi durumunda, bu kararın dava dışı başka parsel maliklerinin haklarının kaybolmasına neden olacağı ve infaz kabiliyetinin olmayacağı açıklanmış, mahkeme kararında bilirkişinin bu görüşlerinden yararlanarak, bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi durumunda dava dışı parsel maliklerinin haklarının etkileneceği ve uygulanma imkanının bulunmayacağı gerekçesiyle, ilk hükümde direnmiştir.
Hal böyle olunca ortada varlığından söz edilebilecek bir direnme hükmü mevcut olmayıp mahkemenin bozma ilamından sonra bilirkişi raporu almak suretiyle yeni delil toplayarak oluşturduğu yeni bir hüküm söz konusu olduğundan, bu yeni hükmün Özel Dairesince incelenmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 26.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy