(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 104) (11. HD. 11.03.2002 T. 2001/9791 E. 2002/2126 K.) (11. HD. 03.06.2002 T. 2002/1918 E. 2002/5615 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.6.2003 tarih ve 2003/391-2003/793 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı olarak, davalı aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilice temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Trafik kaza tespit tutanağında, hasar veren aracın kapısı tamir edilirken, dava dışı tamirci tarafından kapının açılması sırasında, davacıya kaskolu aracın bu kapıya çarparak hasarlandığı tespitine yer verilmiştir.
ZMSS Genel Şartları'nın 2918 sayılı KTK.nun 104/1 nci maddesi hükmü doğrultusunda düzenlenen 3/h maddesi hükmüne göre sigortalı aracın motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyetlerde bulunan iş sahiplerine onarım veya başka amaçlarla bırakıldığı sırada neden olacağı zararlara ilişkin her türlü talep sigorta güvencesi dışında kalmakta, böyle bir aracın maliki ve onun trafik sigortacısının hasardan sorumluluğu kalkmaktadır.
Bu madde hükümleri uyarınca, tamircinin gerçek işleten malik yerine, farazi işleten olarak sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki eylemsel egemenliğin kesin biçimde tamirhaneye geçtiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Bunun için de, bu hükümlerde aranan koşulların, somut olay bakımından irdelenmesi zorunludur. Aracın, sorumsuz ellere geçmesini önleyebilecek şekilde az veya çok organize olmuş bir teşebbüse, uzun süreli tamir için bırakılmış olması gibi, önceden sıralanıp sayılması mümkün olmayan ancak sonuca etkili olabilecek nitelikte olgu veya olguların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı ve bu madde koşullarının oluştuğuna kesin kanaat getirilmelidir. Dairemiz'in 11.03.2002 tarih ve 2001/9791-2002/2126, 03.06.2002 tarih ve 1918-5615 sayılı ilamları bu yöndedir.
Somut olayın bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi, sonucuna göre davalı trafik sigortacısının hukuki durumunun karara bağlanması gerekirken, bu nokta üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabulü göre, hasar veren araç, özel otomobil olup, temerrüt faizinin yasal oranda hükmedilmesi gerekirken, avans oranında hüküm altına alınması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy