(6762 S. K. m. 47, 54) (11. HD. 15.01.2002 T. 2002/10952 E. 2002/137 K.)
Dava: Davacı vekili, müvekkilinin 1985 yılında kurulup, inşaat malzemeleri satışı, inşaat yapı işleri ile iştigal ettiğini, davalının ise 1994 yılında kurulup, müvekkilinin ünvanını aldığını, bu durumun birçok karışıklığa yol açtığı gibi, birçok müşteri ve iş kaybına neden olduğunu ileri sürerek, davalının müvekkiline ait ticari ünvanını kullanmakla yarattığı haksız rekabetin önlenmesine, davalının ünvanının değiştirilmesi veya silinmesine, 1.000.000.000-lira manevi 500.000.000 lira maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ünvanlarında FIRAT kelimesi dışında ortak bir yön olmadığını, Fırat kelimesinin anonim bir kelime olduğunu, davacının zararının olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davacının inşaat malzemesi sattığı, davalının inşaat yapımı ile uğraştığı ünvanlarındaki "FIRAT" ünvanı dışında benzerliklerinin olmadığı, genelin bilgisinde ve umuma ait kelimesinin kullanılmasının haksız rekabete neden olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar: Dava, haksız rekabetin men'i ve davalının ticaret unvanının terkini talebine ilişkindir. Ticaret ortaklığının, yani, şirketlerin unvanına ilişkin işlemler hakkında müşterek hükümler TTK.'nun 47. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, bir tüzel kişinin ticaret unvanı Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırt edilmesi için, sonradan tescil edilen tüzel kişi ortakların unvanlarına gerekli ekleri yapması zorunludur. Bir başka deyişle; unvanlarda iltibas var ise ,önceden ticaret sicil kaydını yaptıran tüzel kişilik haksız rekabetin men'i davası açabilir. Dava konusu olayda, her iki tarafın ticaret unvanında yer alan FIRAT kelimesi her iki ünvanda da vurgu sözcüğü olup, iltibasa mahal vermekte ve davalı şirket tarafından ticaret unvanında kullanılan bu kelime, daha önce tescil yapan davacının unvanına tecavüz teşkil etmektedir.
Bu itibarla, davalının ticaret unvanındaki FIRAT kelimesinin ticaret sicilinden terkinine TTK.'nun 54. maddesi uyarınca karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy