(4389 S. K. m. 15) (UYM. MAH. 27.05.2002 T. 2002/20 E. 2002/21 K.) (11. HD. 23.06.2005 T. 2005/6839 E. 2005/6665 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2001/859-2003/817 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank AŞ'nin Avcılar Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, banka görevlileri tarafından vadelendirme işlemi yapılıyormuş gibi bir takım belgelerin imzalatıldığını, hesaptaki paranın off-shore bankasına havale edildiği gerekçesiyle ödenmediğini, bu yönde talimatının olmadığını, gerçekte paranın banka içerisinde kaldığını, davalıların sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 14.059.631.000 TL alacağın ve 1.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın idari yargıda bakılması gerektiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesabının tasarruf mevduatı niteliğinde olmadığından Fon kapsamında ve güvencesinde bulunmadığı, Yurtbank AŞ'nin birleşmeyle tüzel kişiliğini devam ettirdiği, TMSF'nin ayrı tüzel kişilik olduğu, öncelikle hesaplarının bulunduğu dava dışı off-shore bankası Yurt Security Off Shore Ltd. Şti. aleyhine tüm hukuki yolların tüketilmesi gerektiği, davalı banka aleyhine bu aşamada dava açılamayacağı gerekçesiyle, davalı TMSF aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan, diğer davalı aleyhine açılan davanın ise, bu aşamada dinlenmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, banka mevduat hesabındaki paranın irade dışında off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aleyhine de açmış olduğu iş bu davada, mevduat hesabındaki paranın davalı kurumun güvencesi altında olduğunu, hesabın bulunduğu bankanın mevduat toplaması ve diğer işlemlerinde gerekli önlemleri zamanında almadığını bu şekilde görevini ihmal ettiğini ileri sürmüştür. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 27.05.2002 tarih ve 2002/20-21 sayılı kararında da açıklandığı üzere, TMSF kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluştur. Göreviyle ilgili açılan davalarda kamu hizmetini yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütüp yürütmediğinin, zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenlerle sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre saptanması gerekir. Bu durum karşısında, davalı kurum vekilinin yargı yolu yönündeki itirazı dikkate alınarak, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı Oyakbank A.Ş hakkındaki kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy