(506 S. K. m. 85)
Taraflar arasındaki Kurum İşleminin İptali ile Tesbit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 1. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 08.04.2003 gün ve 2002/318 E 2003/120 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.09.2003 gün ve 2003/5082-6115 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, Sigorta Müdürlüğünce isteğe bağlı sigortalılığının kabul edildiği 01.03.1992 tarihinden sonra 01.03.1996-30.4.1996 tarihleri arasında zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştıktan sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesi kapsamında yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak yönünde Kuruma yazılı başvurusunun ve isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı, zorunlu sigortalılığının sona ermesinden sonra 01.05.1996-01.09.1998 tarihleri arasındaki, primlerin 19.10.1998 tarihinde gecikme faiziyle birlikte Kuruma ödediği özlük dosyasının incelenmesinden açıkça anlaşıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün ve 2003/10-375-356 sayılı kararında da benimsenen ilkeler doğrultusunda isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren zorunlu sigortalılığın başladığı 13.1996 tarihine kadar ki isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerliliğine, zorunlu sigortalılığın sona erdiği 30.04.1996 tarihinden sonraki isteğe bağlı sigortalılığının iptaline dair Kurum işleminin yerinde olduğunun, ancak davacının 19.10.1998 tarihinden itibaren yeniden isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı primi ödemeye başladığı dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyan bu ödeme tarihinden önceki aybaşı olan 01.09.1998 tarihinden itibaren isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararma uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy