(1479 S. K. m. 35, 36, 37, 79)
Dava: Taraflar arasındaki "Tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2.İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.6.2003 gün ve 2002/627 E, 2003/958 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 17.11.2003 gün ve 2003/7317 E, 8334 K.sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Bağ-Kur'un temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
23.06.1997'de Kuruma intikal eden giriş bildirgesine istinaden 01.05.1985 tarihinden geçerli olmak üzere Yıkım ve Enkazcılar Derneğindeki kaydından dolayı zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan davacının oda kaydının bulunmaması ve 01.05.1985-31.07.1997 döneminde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kapsamında çalışmasının olmaması nedeniyle bu döneme ilişkin davanın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki davacının 14.08.1997 tarihinde Kuruma intikal eden terk formunda kaydının isteğe bağlı olarak devam etmesi yönünde talebinin bulunduğu ve 25.06.1997 tarihinden itibaren düzenli prim ödemesi de dikkate alınarak talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.1997 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının kabulü gerekirken yazılı şekilde aksinin kabulü usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Taraf vekilleri
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1-) İlk kararı temyiz istemi Özel Daire'ce reddedilerek kesinleşen davalı Bağ-kur'un direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından davalının temyiz itirazı reddedilmelidir.
2-) Davacı vekilinin temyizine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacının 14.8.1997 tarihinde kuruma verdiği terk formunda kaydının isteğe bağlı olarak devam etmesi yönünde talepte bulunmasına, 25.6.1997 tarihinden itibaren düzenli olarak primlerini ödemiş olmasına ve yine 2.4.2000 tarihli dava dilekçesinde de primi ödemiş sürelerin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilerek yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitinin istenilmiş olmasına, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin talebin isteğe bağlı sigortalılığı da içermesine göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, davacının isteğe bağlı sigortalılık konusunda talebinin bulunmadığından söz edilerek önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte gösterilen nedenle kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz ilam harcının geri verilmesine, 31.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy