(4672 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki Alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 1.11.2001 gün ve 2000/797 E- 2001/380 K. sayılı kararın incelenmesi Davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 6.1.2003 gün ve 2002/677 E. 2003/1070 K. sayılı ilamiyle;
(...Davacı vekili, dava dışı DEMPA A.Ş.nin yurtdışı ESTONA firmasına verdiği bonolara, müvekkil banka tarafından aval verilip, karşılığında davalı bankadan teminat mektubu alındığını, DEMPA A.Ş.nin bono bedellerini ödememesi üzerine, ödemenin davacı banka tarafından yapılarak davalı bankadan teminat mektubunun tazmininin talep edildiğini, davalının haksız nedenlerde ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, 10.097 USD nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, verilen teminat mektubunun şartlı ve vadeli bir teminat mektubu olduğunu, tazmin istenirken bu iki koşulunda yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazları reddolunmuş, ancak temerrüt tarihinin doğru belirlenmediği gerekçesi ile mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temerrüt tarihine ilişkin karar düzeltme istemine gelince; Davacı vekili, davalının 15.12.1999 ve 17.12.1999 tarihli başvurular sonucu temerrüde düştüğünü, bozma kararımızda teminat mektubu metnindeki şartları başvuru tarihinde gerçekleşmiş olduğunun yapılan inceleme ve yargılama sonunda ortaya çıktığının belirlendiği, davalının dava tarihinde dahi temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği yargısının yanlış olduğunu ileri sürmüştür. Dairemizce davacının alacağının başvuru tarihinde istenebilir olduğu belirlenmiştir. Ne var ki, bu alacak nedeni ile davalının temerrüde düşürülmesi sözleşmeye göre belli belgelerle birlikte başvuruyu öngörmektedir. Bu başvuru ise 24.11.1999 tarih 192 sayılı davacı cevabi bildirimidir. O halde, temerrüt tarihi olarak 24.11.1999 gününün kabulü gerekir. Bu bakımdan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 18.6.2002 tarihli bozma kararımızın 2 nolu bendinin kaldırılarak, yukarıda izah edilen şekilde yerel mahkeme kararının değişik biçimde bozulmasına karar verilmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K. 2494 Sayılı Yasa ile Değişik 438/II. Fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre direnme kararı usul ve yasaya uygundur.
Ne var ki, direnme kararının hüküm fıkrasının 3.bendinde 337.864.933.458 TL. nisbi harçtan peşin alınan 70.388.527.792 TL. harcın mahsubuna, kalan 267.476.405.666 TL. nisbi harcın davalıdan alınmasına şeklinde hüküm kurulmuştur.
4389 sayılı Bankalar Kanunun 4672 Sayılı Kanunla değişik 15/3. maddesi Fon her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır hükmünü içermektedir. Anılan hükme göre davalı Sümerbankı devralan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan harç alınması doğru değildir. Bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmünün harçla ilgili 3. bendindeki alınması gerekli 337.864.933.458 TL. nisbi harçtan peşin alınan 70.388.527.792 TL. harcın mahsubuna, kalan 267.476.405.666 TL. nisbi harcın davalıdan alınmasına şeklindeki ibarenin çıkartılmasına, yerine davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına ibaresi yazılmak suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile direnme kararının yukarda açıklanan nedenlerle düzeltilerek ONANMASINA, 05.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy