(1086 S. K. m. 440) (4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618) (11 HD. 28.03.2002 T. 2002/766 E. 2002/2831 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.05.2001 gün ve 2000/519-2001/246 sayılı kararı bozan Daire'nin 28.03.2002 gün ve 2002/766-2831 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davaya konu akaryakıt istasyonunun müvekkilince 20 yıllığına kiralandığını ve kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiğini, daha sonra taraflar arasında yapılan akit ile işletme hakkının davalı şirkete verildiğini, sözleşme gereğince istasyondaki teçhizat ve malzemelerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak haricen temin ettiği akaryakıt ürünlerini pazarlaması nedeniyle işletme sözleşmesinin feshedildiğini, buna rağmen davalının istasyonu ve demirbaşları teslim etmediği gibi davacıya ait amblem ve logoları kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının akaryakıt istasyonuna vaki el atmasının önlenmesine, davalı şirketin davacının amblem ve markasını haksız kullanımının engellenmesine, tecavüzün men'ine, demirbaş malzeme ve amblemlerin aynen davacı şirkete teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın hiçbir zaman davacıya teslim edilmediğini, çok az bir bedel karşılığı yapılan kira sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu, demirbaş malzemelerin teslim alınabileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, el atmanın önlenmesi talebinin reddine, davacıya ait malzemelerin aynen, olmazsa değerleri toplamı olan 2.992.938.000 TL.nin davalıdan tahsiline, davacıya ait amblem ve logoların davalı tarafından kullanılmasının önlenmesine dair verdiği kararın Dairemizce davacı yararına bozulması üzerine, bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 5.160.000 lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca takdiren 54.550.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 14.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy