(2873 S. K. m. 15)(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (8. HD. 05.05.2003 T. 2002/8569 E. 2003/3161 K.) (8. HD. 12.07.2005 T. 2005/3703 E. 2005/5342 K.) (7. HD. 17.02.2004 T. 2003/3655 E. 2004/440 K.) (1. HD. 02.07.2008 T. 2008/6404 E. 2008/8270 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen hükmün; Dairemizin 15.4.2014 gün ve 2014/839 - 2014/4559 Sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiş, süresi içinde davacı M. tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Davacı M. ve arkadaşları vekili 1.5.2008 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği S... Köyü, S... Mevkiinde bulunan yaklaşık 30000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararlarına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
Davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ise, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları, sırasıyla 30.5.2008 ve 10.7.2008 havale tarihli cevap dilekçeleriyle, TMK 713/6 maddeye göre Hazine nitelik belirtmeden Hazine adına tescil, Orman Yönetimi ise Orman vasfıyla Hazine adına tescil talebinde bulunmuşlardır.
Davaya konu yapılan yer hakkında 10.2.2009 tarihinde 22860,84 m² yüzölçümü ve 132 ada 1 parsel sayısı ve tarla niteliğiyle malik hanesi açık kadastro tutanağı düzenlenmesi sebebiyle dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın milli park sınırları içinde kaldığı ve milli parkların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesine dayanılarak davacıların davasının reddine ve davaya konu S... Köyü, 132 ada 1 Sayılı parselin Milli Park niteliğiyle tesciline ve beyanlar hanesine Milli Park sahası içinde kaldığına dair şerh verilmesine karar verilmiş, davacılar H., R. ve Ö. vekili ile davacı M. ve davalılardan Orman Yönetimi ile Hazine vekillerinin temyizi üzerine hüküm Dairece onanmıştır.
Davacı M. bu kez kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nın 713/1, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince tescil davası olarak açılan dava daha sonra taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi sebebiyle kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Kanun ile değişik 3402 Sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın milli park sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, davacı M. ve arkadaşlarının davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak raporu hazırlayan fen bilirkişileri N. ve A. 24.7.2013 tarihli raporlarında; "Munzur vadisi Milli parkı 1971 veya 1972 yıllarında ilan edilmiş olup, davaya konu 132 ada 1 Sayılı parselin Milli park sınırları içerisinde kaldığını" bildirmişlerdir. Mahkeme gerekçesinin de bu rapora dayandığı anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece, Munzur Vadisi Milli Parkının ilan tarihi araştırılmadığı gibi milli park haritası getirtilip uygulanmadan, fen bilirkişilerin denetlenemeyen beyanı hükme dayanak yapılmıştır. Bundan başka, davacı M. yargılamanın devamı sırasında 26.4.2012 tarihli dilekçesiyle, 6 Eylül 1974 tarih 58 ve 59 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayandığı halde, mahkemece dayanılan tapu kayıtları getirtilip keşif mahallinde uygulanmamıştır. Yine, davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı da usulünce araştırılmamıştır. Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama belirtilen bu yönler itibariyle eksik ve yetersizdir.
O halde, davanın sağlıklı bir sonuca ulaştırılması için, öncelikle davacıların dayandığı 6 Eylül 1974 tarih 58 ve 59 sıra numaralı tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa dayanak belgeleri ve krokisi ile kadastro sırasında revizyon görmüş iseler, revizyon gördükleri parsellerin tutanak örnekleri ile davaya konu taşınmazı birlikte gösterir kadastro paftası, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı yine davanın açıldığı tarihten 15-20 yıl öncesine iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ve amenajman planı, milli park ilanına dair belge ve orijinal renkli milli park haritası getirtilip, üç orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir ziraat elemanı bilirkişi ile mahalline yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden yapılacak keşifte; getirtilen bu belgeler davaya konu taşınmaz ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü ve milli park haritasındaki yeri harita mühendisi bilirkişi marifetiyle tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, dayanak tapu kayıtlarında yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, kaydın davaya konu taşınmaza ait olduğunun anlaşılması halinde kapsamı miktarı ile belirlenmeli, keşfe götürülecek harita mühendisi bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, davaya konu taşınmazın dayanak tapu kaydı ve milli park sahası dışında olduğu belirlendiği takdirde, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ile davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmalı, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamı dışında ancak milli park sahası içinde kaldığı belirlendiği takdirde, milli park ilan tarihinden önce davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yine yöntemince araştırılmalı, H.G.K.nun 9.11.1988 gün ve 1988/8-542 E., 893 K. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 5.5.2003 gün ve 2002/8569 E, 2003/3161 K., 12.7.2005 gün ve 2005/3703 E, 2005/5342 K, 7. Hukuk Dairesi 17.2.2004 gün ve 2003/3655 E, 2004/440 K, 1. Hukuk Dairesinin 2.7.2008 gün ve 2008/6404 E, 2008/8270 K sayılı kararlarında da değinildiği gibi, 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunun 15. maddesiyle bu kanun kapsamına giren yerlerin özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya tescili ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı gözönünde bulundurulmalı, bu sebeple taşınmaz milli park sahası içinde kaldığı belirlendiği takdirde, dayanak tapu kaydının taşınmaza uyması veya kayıt taşınmaza uymasa bile milli park ilan tarihinden önce davacıların lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlendiği takdirde, davacıların milli park ilan tarihinden önce taşınmaz üzerinde mülkiyet haklarının bulunduğuna dair tespit hükmünün de tescil kararıyla birlikte kurulması gerektiği düşünülmeli ve bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla, yukarda açıklandığı gibi mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup, kararın yukarda belirtilen nedenler ile bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından, davacı M.'in karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı M.'in karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 15.4.2014 gün ve 2014/839 - 2014/4559 Sayılı onama kararı kaldırılarak, 1.11.2013 gün ve 2009/28-2013/41 Sayılı yerel mahkeme kararının yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 13.11.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy