(6570 S. K. m. 7)
Taraflar arasındaki "işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 2.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.1.2003 gün ve 2002/858 E, 2003/28 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 7.4.2003 gün ve 2114-2206 sayılı ilamı ile, (...Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyet sahipleri iken 31.07.2001 tarihinde tam mülkiyet şeklinde malik olduklarını, müvekkillerinin bu yerde başta konfeksiyon olmak üzere hediyelik eşya, tuhafiye vs. işler yapacaklarını bildirerek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, derdest dosya bulunduğunu, İzmir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinde 2000/638 esas ile açılan davanın reddedildiğini, o davadaki kararın 18.03.2002 tarihinde kesinleştiğini, 3 ay geçmeden bu davanın açıldığını, amacın kira parasının arttırılması olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ve yerleşen içtihatlara göre ihtiyaca dayanan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Olayımızda; aynı nedenle 28.04.2000 tarihinde dava ikame edilmiş o dava samimi görülmeyerek reddedilmiş, karar düzeltme isteği de 18.03.2002 tarihinde reddedilerek karar kesinleşmiştir. O kararın kesinleşmesinden kısa bir süre sonra 03.07.2002 tarihinde bu dava açılmıştır. Reddedilen davanın kesinleşme tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasındaki kısa süre içerisinde davacıların durumunda önemli bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, aynı yer için işyeri ihtiyacı nedeniyle daha önce açılan tahliye davasında, ihtiyaç iddiasının samimi görülmeyerek davanın reddine dair verilen karar, uyuşmazlığın başlangıcından hüküm anına kadar olan durumun tespitine ilişkin olup; Aynı yer için yeniden açılan eldeki davada, önceki davanın açıldığı tarihte ki şartların değil, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını belirleyen o davanın reddine dair hükmün kesinleştiği tarihteki şartların değerlendirilmesi gerektiğine; Bu itibarla reddedilen önceki davanın kesinleştiği 18.03.2002 tarihi ile bu davanın açıldığı 03.07.2002 tarihi arasındaki kısa sürede yeni koşullar içerisinde gelişmiş yeni bir ihtiyacın varlığı davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğinden, doğmayan bir ihtiyaç için tahliye davası açılamayacağına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen davanın reddi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy