(818 S. K. m. 50, 51, 141, 142) (YHGK 26.12.2001 T. 2001/11-1011 E. 2001/1183 K.)
Dava: Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 27.10.2005 gün ve 2003/1004 E., 2005/349 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.03.2006 gün 2006/838 E., 20061781 K. sayılı ilamı ile;
(... 1- Davacı TCDD Genel Müdürlüğü'nün işlettiği Alsancak liman sahası içinde 21.09.2000 günü, davalı Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.'ne ait 35 XX XXX plakalı aracın sağ tarafından yola çıkan diğer davalı Kooperatifleri Birliği'ne ait 45 XX XXX plakalı araca, daha sonra da sol tarafında bulunan dava dışı Denizcilik Ltd. Şti.'ne ait konteynere çarptığı, konteyner sahibi olan dava dışı şirketin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/2023 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıktan sonra uğradığını öne sürdüğü zararın tazmini için TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine 21.12.2000 günü İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2001/8 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığı, dava sonucunda 2002/324 Karar sayılı 12.04.2002 günlü kararla, davanın kabulüne ve 2000 Amerikan Dolarının dava tarihinden itibaren işleyecek % 9 oranındaki döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek 02.04.2003 günü kesinleştiği, hüküm verildikten sonra ancak henüz karar kesinleşmeden önce alacaklı şirketin TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine 12.07.2002 gününde icra takibi başlatarak ilamda belirtilen 2000 USD asıl alacak, 227,5 USD işlemiş faiz toplamı 2227,5 USD alacağın takip tarihinden itibaren % 9 döviz faizi ile, 7.700.000.TL peşin harç, 65.524.000.TL bakiye harç, 6.420.000.TL dava gideri, 135.614.000.TL vekalet ücreti toplamı 215.258.TL alacağın da takip tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istediği, TCDD Genel Müdürlüğü'nün hükmün kesinleşmesinden sonra 04.04.2003 günlü tahsilat makbuzu karşılığında İcra giderleri ile birlikte 5.025.000.000. TL olarak hesaplanan dosya borcunu ödediği ve 10.04.2003 günü ödediği bu paranın tahsili için araç sahibi olan davalılar aleyhine görülmekte olan davayı açtığı toplanan ve değerlendirilen delillerden anlaşılmaktadır.
Dava, niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da (tacir sayılan) taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan rücu (dönme) tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgisine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı ... Kooperatifleri Birliği'nin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Ancak;
2- Mahkemece, davalı araç sahiplerinin müteselsil (zincirleme-dayanışmalı) sorumlu oldukları kabul edilerek davacı liman işleticisinin bu sıfatı ile konteyner sahibine önceki mahkeme hükmü uyarınca ödemek zorunda kaldığı bedelin tümünün davalı araç sahiplerinden tahsiline karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine uygun düşmemektedir.
Borçlar Kanunu'nun 141. maddesi hükmünde açıklandığı üzere müteselsil sorumluluk ancak kanundan veya sözleşmeden doğar. Kanun koyucu, zarara uğrayanı koruma amacı ile, tam teselsül halini düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 50/1. maddesi hükmünde, aynı zararı birlikte meydana getiren kişilerin zarar görene karşı müteselsil sorumlu olacakları açıklanmış; eksik teselsül halini düzenleyen aynı kanunun 51/1. maddesi hükmünde de, birçok kişinin değişik sebeplerle (haksız fiil, sözleşme, kanun) zarardan sorumlu olmaları halinde, haklarında aynı zararı birlikte meydana getiren kişilere ilişkin hükümlere başka bir deyişle 50/1. maddesi hükmüne göre işlem yapılacağı belirtilmiştir. Yapılan bu yollama nedeniyle eksik teselsül halinde dahi borçluların sorumluluğunun müteselsil sorumluluk esaslarına göre belirlenmesi zorunludur. Müteselsil sorumluluk durumunda zarar gören, Borçlar Kanunu'nun 142/1. maddesi hükmüne göre zararının tamamını ya da bir bölümünü müteselsil borçlulardan herhangi birinden veya tümünden isteyebilir.
Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri hükümlerinde düzenlenen müteselsil sorumluluğu kanun koyucunun benimsemesindeki amacı göz önüne alındığında, müteselsil, sorumluluk kuralının, ancak zarar gören tarafından yapılacak istemler yönünden uygulanması gerekmektedir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığından müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkide müteselsil sorumluk kuralı uygulanamaz. Müteselsil sorumlulardan birisi tarafından zararın tümünün zarar görene ödenmesi ve ödeme yapan müteselsil sorumlunun Borçlar Kanunu'nun 51/2. maddesi hükmü uyarınca rücu hakkını kullanarak ödediği bedelin tamamını veya kendi kusuruna isabet eden bölümün dışında kalan kısmını diğer haksız fiil sorumlularından istemesi halinde kusur oranına göre paylaştırma yapılması gerekir. Hal böyle olunca, davalıların araç sahibi ve işleten sıfatı ile zarardan sorumlu oldukları da gözetilerek, her iki araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi ve sonucuna göre davalıların ayrı ayrı sorumlu olacakları miktarlara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir ...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili, TCDD'nin işlettiği Alsancak liman sahası içinde 21.09.2000 günü davalı Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.' ne ait aracın diğer davalı Kooperatifleri Birliğine ait araca daha sonra dava dışı Denizcilik Ltd. Şirketi'ne ait konteynere çarptığı; konteyner sahibi şirketin, meydana gelen hasarı açtığı dava sonunda davacı TCDD' dan tahsil ettiğini ileri sürerek ödenmiş olan 5.025.000.000.TL'nin davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S.S. Kooperatifleri Birliği vekili davanın reddini cevaben bildirmiş; diğer davalı Nakliyat San. Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm özel dairece, yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş, mahkemece direnme kararı verilmiştir.
Müteselsil sorumluluk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddelerinde düzenlenmiştir.
Konteyner sahibi şirket tarafından, TCDD aleyhine açılan davada, 2000 ABD Dolarının % 9 temerrüt faizi ile birlikte TCDD'den tahsiline karar verilmiştir. TCDD'nin bu bedeli ödemekle mamelekinde eksilme meydana geldiğinden, bu zararı davalılardan müteselsilen talep etme hakkı bulunmaktadır.
Bu durumda, iddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre mahkemece davacının, dava dışı şirkete ödemiş bulunduğu meblağın davalılardan müteselsilen tahsili yönünde kurduğu direnme hükmü, usul ve yasaya uygun olup, yerindedir. Onanması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.12.2001 gün, 2001/11-1011 E., 2001/1183 K. sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıdaki dökümü yazılı 203.13 YTL bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy