(4787 S. K. m. 2, 4) (4721 S. K. m. 413)
Dava: Vasi tayini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İspir Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 18.2.2004 gün ve 2003/109 E. 2004/16 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 15.3.2004 gün ve 2545-3247 sayılı ilamiyla; ( ...4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1.maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK.md.118-494 ) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1.maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Dava Medeni Kanunun ikinci kitabında yer almaktadır. 08.07.2003 tarihinde aile mahkemesi kurulmayan yerlerde, Aile Mahkemeleri sıfatıyla davaya bakmak görevi 4787 Sayılı Kanunun 2.maddesi gereğince o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemelerine verilmiştir. Karar ise daha sonra 18.02.2004 tarihinde kurulmuştur. Vesayet altına alınması istenilen Ahmet'in davadan sonra ölmüş olması mahkemenin görevine etki yapmaz. Bu açıklama karşısında davanın görevli Asliye ( Aile ) Mahkemesine devredilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kuru'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemine ilişkindir.
Mahkemenin "kısıtlı adayının davadan sonra 4.1.2004 tarihinde ölmesi nedeniyle davanın reddine"dair verdiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine yukarıda belirtilen nedenle Özel Daire'ce bozulmuş, mahkemece "5133 sayılı Kanunla 4787 sayılı Kanunun 4/1 Maddesinin değiştirildiği, vesayet ile ilgili davalarda Aile Mahkemelerinin görevinin kaldırıldığı, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyle önceki kararda direnilmiş, kısıtlı adayının vefat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Vasi tayini davası 19.9.2003 tarihinde açılmış, davanın açıldığı, kararın verildiği ve bozma tarihlerinde 18.1.2003 yürürlük tarihli Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanun yürürlükte olup, anılan Kanunun 4/1 maddesinde "22.11.2001 tarihli 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabı ile, 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin Aile Mahkemesi görevinde olduğu" belirtildiğinden davanın görevli Aile Mahkemesine devredilmesi gerekirken Sulh Hukuk Mahkemesin'ce karara bağlanmış olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle Özel Dairenin 15.3.2004 tarihli bozma kararı yerindedir.
Ne var ki, bozma kararından sonra, 22.4.2004 tarihli direnme kararının verildiği sırada, Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunda Değişiklik yapılmasına ilişkin 20.4.2004 yürürlük tarihli 5133 sayılı Kanunun 2.maddesi ile "4787 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin ( 1 ) numaralı bendine "Türk Medeni Kanununun" ibaresinden sonra gelmek üzere "Üçüncü Kısım hariç olmak üzere" ibaresi eklenmiş, Geçici 2'inci maddesinde "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte aile mahkemelerinde görülmekte olan ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci kitabının Üçüncü kısmında yer alan konularla ilgili dava ve işlerin yetkili ve görevli mahkemesine devredileceği" hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, 4787 sayılı Kanunda yapılan değişiklik nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. Kitabının 3. Kısmında yer alan veraset davalarına Sulh Hukuk Mahkemesince bakılacağından, Sulh Hukuk Mahkemesinin kendisini görevli kabul etmesi yerindedir.
2-Öte yandan işin esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar usul ve yasaya uygundur.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 2.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy