(818 S. K. m. 162, 163) (11. HD. 30.10.2003 T. 2003/11085 E. 2003/10127 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.09.2002 tarih ve 2001/277-2002/905 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirketlerin kullandığı kredi karşılığında, davalının içinde bulunduğu şahıslara ait muhtelif vadeli ve bedelli senetleri temlikname ile müvekkiline devir ve temlik edildiğini, ancak ihtara rağmen davalının senet bedellerini ödemediğini ileri sürerek toplam 1800 USD. nin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirket ile müvekkilinin devre mülk alımı konusunda yapılan sözleşmenin feshedilip, şirkette kalan senetlerinde mahkeme kararıyla iptaline karar verildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından senetlerin dayanağı olan devre tatil sözleşmesinin 28.12.1996 tarihinde fesih edildiği, bu nedenle verilen senetlerin bedelsiz kaldığı, karşılıksız kaldığı iddiasının alacağı temlik alan bankaya karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu senetlerin kredi sözleşmesi teminatı olarak ve yazılı olarak düzenlenen temlikname ile davacı bankaya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Alacağın temliki halinde temlik verene karşı ileri sürülebilen defilerin temlik alana karşı da ileri sürülmesi mümkün olduğundan, bedelsizlik definin davacı temlik alana karşı ileri sürülmesinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince T. Ticaret Bankası A.Ş. den harç alınmasına mahal olmadığına, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy