(818 S. K. m. 41, 43, 50) (1086 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; U. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.3.2004 gün ve 2003/13 E. 2004/45 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28.9.2004 gün ve 2004/7387-10125 sayılı ilamı ile,
(... Davacı vekili, mülkiyeti davacıya ait sürücü E. idaresindeki ... ... plakalı araca davalı E. K.'nin sahibi olduğu ve davalı M. K. idaresindeki ... ... plakalı aracın çarptığını, İ. 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/192 D.iş dosyası ile hasar tespiti yaptırdıklarını 14.975.000.000.TL olarak hasarın tespit edildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10 milyar TL tazminatın 14.8.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalılar M. ve E. vekili kazanın oluşumunda davacının da kusurlu olduğunu hasarın fazla belirlendiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 10 milyar TL tazminatın olay tarihinden (14.8.2002) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı D. Sigorta A.Ş.nin sorumluluğunun poliçe limiti olan 1.200.000.00 TL ile sınırlı olmasına karar verilmiş hüküm davalılar M. ve E. vekilince temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 49 ve müteakip maddelerinde düzenlendiği gibi, kendisine dava ihbar edilen kişi davada taraf sıfatını kazanmaz. Bu husus gözardı edilerek ihbar edilen D. Sigorta A.Ş hakkında diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmuş ise de, bu konu D. Sigorta A.Ş tarafından temyize getirilmediğinden, temyiz eden diğer davalıların sıfatı itibariyle bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, oluşa ve uzman bilirkişiden alınan hasar ve kusur raporuna nazaran davalı tarafın diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesi ile 10.000.000.000 TL. tazminat talep edildiği halde 6/8 oranında kusurlu bulunan davalı tarafın kusur oranına göre indirim yapılmadan tam tazminata mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırıdır...)
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy