(4389 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 125) (11. HD. 02.11.2004 T. 2003/14408 E. 2004/10742 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2006 tarih ve 2005/84-2006/363 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1980-1982 yıllarında Almanya'da işçi olarak çalıştığını ve 1982 yılında yurda döndüğünü, bu dönemde sigorta primleri ödenen davacının yurda döndükten sonra bu konu ile ilgilenmediğini, bilahare yapılan araştırma sonrasında Alman ilgili makamının gönderdiği 16.07.2002 tarihli yazısı ve 06.12.1984 tarihli kararı ile 6.349,17 DM.nin İş Bankası Bayburt Şubesi'ne gönderildiğini bildirdiğini, davalı banka tarafından ise müvekkiline bu konuda bir bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek, 6.349,17 DM:nin (3.256 Euro'nun) temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK.nun 125 nci maddesi uyarınca davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkilinin mevcut kayıtlara göre davacı adına gelen bir havaleye rastlanılmadığını, iddia edilen hakkın doğumundan 18 yıl gibi uzunca bir zaman geçtikten sonra dava açılmasının iyiniyetle bağdaşmadığını da savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının sunduğu karar incelendiğinde paranın T. İş Bankası Bayburt Şubesi'ne havale edileceğinin bildirildiği, kesin olarak gönderildiğine dair bir belgenin sunulmadığı, kaldı ki davacının 1982 yılında Türkiye'ye kesin dönüş yaptığı, aradan 18 sene geçtikten sonra davacının böyle bir alacaktan bahsederek talepte bulunmuş ise de, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2003/14408-2004/10742 sayılı kararı ile mahkemenin kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 2.413,27 Euro'nun ödeme tarihindeki TL.sı karşılığının dava tarihinden itibaren faizi ile 2.413,27 Euro'nun ödeme tarihindeki TL.sı karşılığının dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı bankanın Bayburt Şubesi'ne havale edilen paranın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacının temyizi üzerine mahkeme kararı Dairemizin 02.11.2004 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de Dairemizin bozma kararı gereği yerine getirilmemiştir. Zira; bozma kararında, davalı tarafın zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi, öncelikle havale ile hesabın varlığının ve buna bağlı olarak talep edilebilirliğinin saptanması, ardından da davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 maddesinde öngörülen koşulların yerine getirildiğinin belirlenmesi ile mümkün olduğu, bunun sağlanması için de, davacı tarafın dayandığı kanıtlar dikkate alınarak, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davacı adına davalı banka şubesine primleri havale edip etmediği, havale etmiş ise bununla ilgili belgelerin birer örneğinin Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilmesi sağlandıktan sonra, davalı banka kayıtları üzerinde bankacı, muhasebeci ve banka hukuku alanında uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılarak, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin ve işbu davanın 10 yıllık sürede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği halde, mahkemece bozma kararından sonra davacı tarafından sunulan Alman Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğuna dair resmi onay taşımayan belgelere göre ve yine zamanaşımı def'i hakkında karar verilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece Dairemizin 02.11.2004 tarihli bozma kararında belirtildiği gibi, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davacı adına davalı banka şubesine primleri havale edip etmediği, havale etmiş ise bununla ilgili belgelerin birer örneğinin Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilmesi sağlandıktan sonra, davalı banka kayıtları üzerinde bankacı, muhasebeci ve banka hukuku alanında uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılarak, davalının zamanaşımı def'i de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy