(4046 S. K. m. 22) (13. HD 21.05.2003 T. 2003/2447 E. 2003/6237 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 2.185.280.410.239 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.184.583.811.389 liranın tahsiline dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalı Vek. Av. Mehmet Kılcı geldi. Aleyhine temyiz edilen davacı Vek. Av. Nurettin Eke geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belirli saatte dosyadaki tüm kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde, davacı Asil Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin özelleştirilmesi sonrasında kapsam dışı personele ödenen kıdem tazminatından, 4046 S. Özelleştirme Kanununun 22. maddesi ve hisse satış sözleşmesinin 7/a maddesi gereğince davalı Özelleştirme İdaresinin sorumlu olduğu, bu hususun daha önce 14 kapsam dışı personel için açılan Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın bozulmasına ait olan Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2003/2447-6237 s. kararı ile kabul edildiği iddia edilerek, kapsam dışı personele ödenen 2.185.280.410.239 liranın tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.184.583.811.389 liranın tahsili cihetine gidilmiştir. Davalı taraf 14.06.2004 günlü dilekçe ile zaman aşımı def''inde bulunmuştur. Mahkemece bu hususta bir karar verilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulmuştur.
Zamanaşımı, alacak hakkının belirli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Zaman aşımı alacak hakkını sona erdirmeyip yalnızca onu eksik bir borç haline dönüştürür ve dolayısıyla alacağın dava edilebilme niteliğini ortadan kaldırır. O halde, davalı zaman aşımı def'inde bulunduğuna göre, Mahkemece zaman aşımı def'i konusunda bir karar verilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik sair yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için dava gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 19.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy