(1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 105) (11. HD. 03.06.2003 T. 2003/3135 E. 2003/5900 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.09.2004 tarih ve 2003/1157-2004/1122 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.09.2006 gününde davacı avukatı Hasan Rahmi Yananlı ile davalılardan Nordstern İmtaş Sigorta A.Ş. (Axa Oyak Sigorta A.Ş.) avukatı Mesut Adan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin işyeri sigorta poliçesi ile yangın ve 3 üncü şahıs mali sorumluluk teminatı ile sigorta güvencesi verdiği müvekkiline ait işyerinde çıkan yangın sonunda hem işyeri, hem de 3 üncü şahısların zarar gördüğünü, işyeri zararı 900.000.000.-TL.nın 512 gün gecikme ile tazmin edildiğini, ancak reeskont faizinden kaynaklanan zararın karşılanmadığı gibi, 3 üncü şahıs zararlarının da müvekkili aleyhine girişilen icra takipleri sonucunda gecikmeli olarak karşılanmasına bağlı olarak müvekkilinin aracının icraca düşük bedel ile satıldığını ileri sürerek, asıl davada 726.838.000.-TL reeskont faiz kaybı ile aracın düşük bedel ile satılması ve bağlı kaldığı günler için kazanç kaybı tutarı olan 2.647.500.000.-TL munzam zararının, birleşen 1 inci davadan gecikmeli ödenen 900.000.000.-TL işyeri zararından kaynaklanan munzam zarar tutarı 2.301.000.000.-TL.nın olay tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte, birleşen 2 nci davada ise, asıl ve birleşen davalarda istenenler dışında saklı tutulan 13.434.807.-TL munzam zararın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, asıl dava açısından işyerinin kasten yakılmasına ilişkin ceza davası sonucu beklenerek beraat kararı verilmesi üzerine 900.000.000.-TL davacı hasarının icra dosyasına ödenerek ibraname alındığını, birleşen 1 dava açısından ise ibraname karşısında davanın dinlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada davacının 711.900.000.-TL faiz alacağının tahsiline, diğer istemlerin ve birleşen 1 inci davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce, birleşen dava açısından hiçbir gerekçe oluşturulamadığına işaretle karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak asıl davada 711.900.000.-TL.nın faizsiz olarak, birleşen davada ise 1.589.540.000.-TL.nın 15.12.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin karar, Dairemizce birleşen dava açısından reeskont faizi verilmesi yönüyle davacı yararına, munzam zararın hesaplama yöntemi açısından da davalı yararına yeniden bozulmuştur. Bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davada 711.900.000.-TL.nın faizsiz olarak, birleşen davada ise 18.972.899.380.-TL munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Temyize konu dava, asıl ve birleşen iki davadan ibaret olup, birleşen 1 inci davada davacı sigorta tazminatının geç ödenmesi nedeniyle faiz ile karşılanamayan 1.571.465.000.-TL munzam zararın temerrüt tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte, birleşen 2 nci davasında ise 13.434.807.000.-TL'nın reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsili istendiği halde mahkemece davacının birleşen davalardaki temerrüt faizi talepleri açısından olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olduğundan, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacının ilk davada istediği faiz talebi kısmen kabul edilmiş ve davalı yanca hükümde gösterilen faiz tutarı 28.02.2001 tarihinde ödenerek davacıdan ibraname alınmıştır. Bu durumda ilk davada talep edilen tutar için dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı halde yeniden hüküm kurulmuş olması ve buna bağlı olarak da davacı lehine ücreti vekalete hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- 29.03.2002 tarihli davacı vekili dilekçesinde birleşen 1 inci davadaki taleplerinin açıklaması yapılmış olup, talep edilen 2.301.000.000.-TL'nın 1.571.465.000.-TL'nın alacağın geç ödenmesinden oluşan enflasyona bağlı kısmi munzam zarar ve bakiyesinin ise aracının icra yoluyla çalıştırılmasının engellenmesi suretiyle oluşun zarardan ibaret olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davacının ek 1 inci davadaki munzam zarar kalemi dışındaki talebi ilk davada reddedilip kesinleşmiş olmakla artık yeniden talep edilmesi mümkün değildir. Birleşen 2 nci davadaki munzam zarar tutarı da 13.434.807.000.-TL olduğu halde mahkemece her iki birleşen davadaki talep edilen toplam munzam zararın üzerinde bir miktara hükmedilmiş olması HUMK. nun 74 üncü maddesine aykırı olmakla kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Dairemizin 03.06.2003 tarih ve 3135/5900 sayılı bozma ilamında sigortalı emtianın zarar görmesi ve zararın geç tazmini durumunda sigortalının oluşacak munzam zararının hesabı yöntemi açıklanmış olup, yerleşik ve hakkaniyete uygun yöntem, tazminatın sigortalıya ödendiği tarihteki sigortalı emtianın ikame değerinin belirlenerek ödenen tutar ve işlemiş faizini aşan kısmının davacının munzam zararı olduğu yönündedir. Oysa, mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sigortalı emtianın tazminatın ödendiği tarihteki ikame değeri, riziko tarihindeki değerine TEFE oranları uygulanarak belirlenmiş olup bozma kapsamına uygun bir tazminat hesabı içirmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy