(4721 S. K. m. 713) (20 HD. 12.05.2003 T. 2003/3297 E. 2003/4203 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mehmet Akpınar ile davalılardan Hazine ve katılan Ali Karaöz tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2003 gün ve 3297-4203 sayılı bozma kararında özetle; Davacı ve müdahil davacılar adlarına tescile karar verilen taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki orman bilirkişi raporunun yeterli olduğu, dosyada yer alan 04.12.1962 tarihli Göynük Noterliğince düzenlenen zilyetliğin devri senediyle 2 dönüm miktarındaki taşınmazın Durmuş İşcan, Rahime Sağ ve Emine Başol tarafından Mehmet Ardıç'a satıldığının, Mehmet Ardıç'ın da bu yerin zilyetliğini devraldığının ve yine Göynük Noterliğince düzenlenen 20.08.1996 tarih 2893 yevmiye numaralı zilyetlik devri sözleşmesi ile aynı sınırları içeren 5 dönüm tarlanın Mehmet ardıç tarafından davacı Mehmet Akpınar'a satıldığının anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın davacının babası ile ilgisinin bulunmadığı, Mehmet Ardıç'ın çekişmeli taşınmazları babası Mustafa Ardıç ile birlikte satın aldığına dair resmi olarak yapılan sözleşmede bilgi olmadığı gibi, yazılı delil karşısında inandırıcı olmayan tanık sözlerine değer verilemeyeceği, 04.12.1962 tarihli zilyetlik devri senedinde ve bu senede ekli olan köy ihtiyar heyeti onaylı 02.12.1962 tarihli zilyetlik ilmuhaberinde Keşanyeri mevkiindeki taşınmazın miktarı 2 dönüm yazılı olduğu halde, sonradan düzenlenen 20.08.1986 tarihli senette aynı yerin aynı hudutlarla yüzölçümünün 5 dönüm olarak yazıldığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ve fen bilirkişi raporuna göre hükme dayanak yapılan krokide (B) ile işaretlenen patika yolun sonradan doğuya doğru genişletildiğinin anlaşıldığı, taşınmazın doğusundaki patika yoldan sonra gelen taşınmazın niteliğinin rapor ve krokiden anlaşılamadığı, mahkemenin her iki senet arasındaki miktar farklılığını araştırması, kuzeyde olduğu gibi doğudaki patika yoldan sonra da orman bulunması halinde 3 dönümlük taşınmaz bölümünün ormandan elde edildiğinin kabulünün gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi Çetin Sonar tarafından düzenlenen 26.05.2004 tarihli ek rapor ve krokide (A) ile işaretlenen 2.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Mehmet Akpınar ile davalılardan Hazine ve katılan Ali Karaöz tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi ve orman kadastrosu yapılmamıştır.
Sonuç: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy