(818 S. K. m. 113) (506 S. K. m. 116) (10.HD 15.05.2003 T. 2003/3410 E. 2003/4247 K.)
Dava: Taraflar arasındaki faiz alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 20/3/2003 gün ve 2002/1235-2003/101 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 15/5/2003 gün ve 2003/3410-4247 sayılı ilamiyle;
(... Birikmiş aylıkların ödendiği tarihte davacının, Borçlar Kanununun 113. maddesine göre ihtirazi kayıt öne sürüp sürmediği araştırılıp incelenmeksizin faiz alacağına hükmedilmiş bulunması isabetsiz olduğu gibi, faiz hesabının davacının kuruma başvurduğu tarihten itibaren 3 ay sonra başlatılması gerekirken bu ilkeye ters düşer biçimde karar verilmesi, keza usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, faiz alacağı isteğine ilişkindir.
Mahkemenin faiz alacağının tahsiline ilişkin verdiği karar yukarıda belirtilen nedenle bozulmuş, mahkemece ödeme yapılmadan önce dava açıldığından ayrıca faiz hakkının saklı tutulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, Ziraat Bankasının 21/11/2002 tarihli yazısında 19/9/1999-18/10/2002 tarihleri arası biriken aylıkların 18/10/2002 tarihi itibarıyle hesabına yatırıldığı, 21/10/2002 tarihinde ödendiği belirtildiğine, davanın 27/9/2002 tarihinde para alınmadan açılmış olmasına, bu durumda ödeme tarihinde ayrıca faiz hakkının saklı tutulmasına gerek olmadığına, B.K.nun 113. maddesinin uygulama yeri bulunmadığına, öte yandan 506 sayılı yasanın 116. maddesinde kuruma tanınan 3 aylık sürenin ilk kez kuruma yapılacak başvurularda söz konusu olduğundan somut olayda uygulanamayacağına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 10.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy