(4721 S. K. m. 713) (YHGK. 11.10.2000 T. 2000/8-1264 E. 2000/1250 K.) (20.HD 26.04.2003 T. 2003/4673 E. 2003/5407 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2003 gün ve 4673-5407 sayılı bozma kararında özetle: Toplanan kanıtlara ve dosya kapsamına göre ve H.G.K. nun 11.10.2000 tarih ve 2000/8-1264-1250 sayılı ilamına göre fen bilirkişi 20.09.1999 tarihli krokisinde (O) ve (D) (yeşil ve kahverengi boyalı) işaretli kesimlerde gerçek kişilerin lehine kazanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla bunlarla ilgili olarak istemin reddi yolunda kurulan hükmün onanmasına, yine aynı krokide (A) ve (B) ( kırmızı ve mavi boyalı ) işaretli bölümlere gelince; 277, 279, 280 ve 282 parsellere revizyon gören tapu kaydının iki sınırı dere okuyup değişir nitelikte olduğu, diğer sınırlarının da istem konusu (A) ve (B) krokisini kapsamadığı açıktır. Bu tapu kayıtlarına dayanılarak gerçek kişi lehine tescili yolunda hüküm kurulamayacağı gibi, yine Aralık 1967 tarih 13 nolu tapu kaydının da istem konusu kesime uymadığı belirgin olduğu halde, bu tapu kaydının da dayanak alınarak gerçek kişiler lehine tescil yolunda hüküm kurulması mümkün değildir. Tapu kayıtları uymadığına göre, yalnız geriye zilyetliğe dayalı sav esas alınabilir ki, 11.10.2000 gün ve 2000/8-1264 E. 1250 sayılı HGK kararı karşısında davacıların davalarını dinleme olanağı bulunmadığından tescile karar verilen (A) ve (B) kesimler yönünden de davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kısmen tapu ve kısmen zilyetliğe dayalı tespit harici bırakılan yerin tescili niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 15.06.1971 tarihinde ilanı yapılın kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Sonuç: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy