(551 S. KHK. m. 1) (Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik m. 29) (11. HD. 12.01.2004 T. 2003/5081 E. 2004/303 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 03.02.2005 tarih ve 2004/1190-2005/53 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.01.2007 gününde davacılar avukatı Pınar Ülgen Y. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin Genişleyen Ostesentez Kafesi başlıklı buluşları hakkında Patent İşbirliği Antlaşması hükümleri uyarınca uluslararası başvuru yapılarak Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı nezdinde ilan edildiğini, bir sonraki aşamada ön inceleme raporu alınarak Türkiye'de ulusal patent başvurusu yapıldığını, ön inceleme raporunda olumsuz görüş olmamasına rağmen 2 nci inceleme raporu düzenlenmesi için gereken evrakın istendiğini, düzenlenen rapor üzerine eksikliğin giderilmediğinden bahisle açıklamanın bildirilmesi halinde 3 üncü raporun alınması için 3 ay içerisinde inceleme ücretlerinin gönderilmesinin istendiğini, bu aşamada müvekkillerinin patent vekilinin değiştiğini, davalıya yapılan müracaat üzerine 3 aylık sürede talebin yapılmamış olması nedeniyle 3. inceleme hakkının kullanıldığı kabul edilerek başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olmaması nedeniyle reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini ileri sürerek, uluslararası sözleşmelerin kıyasen uygulanması suretiyle patentlenebilirlik kriterlerine sahip olan müvekkillerinin patent başvurusunun kabul edilerek, sicil kaydına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını, Patent Kanunu Antlaşması'nın Türkiye'de henüz yürürlükte olmadığını, Avrupa Patent Sözleşmesi yönünden bir başvuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların ilk vekili tarafından gerçekleştirilen kusurlu bir fiil sonucunda 3 aylık süresi içerisinde 3 üncü inceleme talebinde bulunulmadığı, bu eksikliğin patent verilmesinde yerine getirilmesi gereken şekle ilişkin bir eksiklik niteliği taşımakta olup, buluşta bulunması gereken yenilik, sanayide uygulanabilirlik, tekniğin bilinen durumunu aşma şeklindeki maddi şartlara ilişkin bir eksiklik özelliği taşımadığı, salt şekli bir eksiklikle bu incelemenin talep edilmemiş olmasının bunun maddi bir eksiklik olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği, zira şekle ilişkin eksikliklerin sonradan giderilmesinin mümkün olduğu, nitekim davacılar tarafından daha sonra eksikliğin giderildiği, kaldı ki Patent İşbirliği Antlaşmasının ve Patent Kanunu Antlaşmasının hükümlerinin de bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline ve davacıların patent başvurusunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğundan kabulü ile sicil kaydına tesciline veya Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı önündeki haklarının eski hale getirilmesine veya ek süre verilerek işlemlerinin devamına ilişkin talep idari nitelikli olması nedeniyle, bu yöndeki istemler ve buna bağlantılı olan ilan istemi ile birlikte reddine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizin 2003/5081 Esas, 2004/303 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulama şeklini gösterir Yönetmeliğin 29. maddesinde verilen süre içersinde söz konusu ücretin yatırılmaması halinde başvurunun reddedileceğinin öngörüldüğü, davacı tarafından üçüncü inceleme ücretinin süresinde yatırılmaması nedeniyle itirazın reddine dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA; aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy