(4753 S. K. m. 1) (8. HD. 10.11.2003 T. 2003/7526 E. 2003/7352 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kulu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.7.2002 gün ve 2001/781-2002/548 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.11.2003 gün ve 7526-7352 sayılı ilamı ile, (..Davacı, Toprak Tevzi Komisyonunca 1316 ve 1369 parsel numaralarıyla Hazine adına belirtilen ve tescil edilen dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 26.3.2002 günlü krokide 03.01.1963 gün ve 742 sıra numarasında Hazine adına kayıtlı taşınmazın A harfi ile gösterilen 42000 m2 aynı tarih ve 705 sırada kayıtlı tapu kaydının kapsamında kalan A harfi ile gösterilen 15800 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümlerinin hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan yukarıda tarih ve sayısı yazılı tapu kayıtları 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca oluşturulmuştur. 1316 parsel 03.01.1963 gün ve 742 numaralı, 1369 parsel de 03.01.1963 gün ve 705 numaralı kayıtların kapsamında kalan yerlerdir. Bu kayıtların dayanağı olan belirtmeliklerin de A. çocukları H., M. ve O.'ın hali araziden açmak suretiyle tarla haline getirdikleri, ancak belge ibraz etmemeleri nedeniyle Hazine adına belirtildiği açıklanmıştır. Davacı, belirtmeden önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın mer'a olmadığını, davacı ve miras bırakanı tarafından belirtmeden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu açıklamışlar, ziraatçı uzman bilirkişi de taşınmazların kültür arazisi niteliğinde olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Paftaya göre 1316 parselin dört tarafı, 1369 parselin de üç tarafı mer'a parseli ile çevrilidir. Her ne kadar belirtmelikte taşınmazın haliden açıldığı açıklanmış ise de, yerel bilirkişi ve tanıklardan hali sözcüğünün mer'a anlamında kullanılıp kullanılmadığı sorulmadığı gibi, mer'a norm kararı ve dayanakları da getirtilip yöntemine uygun bir biçimde uygulanmamıştır. Yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu 1316 numaralı parselin dört tarafı ve 1369 numaralı parselin üç tarafı mer'a parseline bitişik olduğundan mer'a norm kararı ve dayanakları getirtilip, dava konusu taşınmazlara ve çevre parsellere uygulanması gerektiğinde duraksama bulunmamasına göre; Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy