(1086 S. K. m. 53, 57) (766 S. K. m. 2) (8. HD. 03.12.2003 T. 2003/7884 E. 2003/7995 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silifke Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29/5/2003 gün ve 2001/925-2003/506 sayılı kararın incelenmesi Davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 3/12/2003 gün ve 2003/7884-7995 sayılı ilamı ile; (...Mahkemece, 17/4/2003 günlü krokide (A) harfi ile gösterilen 6346.37 m2'lik yerin davacı (B) harfi ile gösterilen 1999.63 m2'lik yerin davaya katılan Ö. Ö. adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tescil isteği üzerine davaya katılan Ö. Ö. vekili, 25/11/2002 günlü dilekçesi ile iptal ve tescil isteğinde bulunmaksızın davacı yanında katılma isteğinde bulunmuştur. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre istek HUMK.nun 53 ve devamı maddelerinde düzenlenen katılma isteği netliğindedir. Aynı kanunun 57. maddesine göre bu yolda istekte bulunan kişi lehine hüküm kurulamaz. Kaldı ki, adı geçen kişiden gerekli dava harçları da alınmamıştır. Açıklanan nedenlerle taşınmazın bir bölümünün Ö. Ö. adına tapuya tesciline karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
İşin esasına gelince; Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında dava konusu taşınmazın 1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi uyarınca tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Mahkemece, taşınmazın o tarihteki niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Davacının zilyetlik hukuki sebebine dayanarak istekde bulunması üzerine davalı Hazine vekili aynı yer hakkında davacının daha önce Silifke Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davanın 26/10/1999 gün, 90/805 esas ve karar sayılı hüküm ile ret edildiğini açıklayarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Gerçekten de davacının aynı yer hakkında açılmış olduğu dava yukarıda tarih ve sayısı yazılı hükümle ret edilmiş davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onanarak karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, az yukarıda tarih ve sayısı yazılı dava nedeniyle davacı tarafından düzenlenen dava dilekçesi, teknik bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapor ve kroki içeriğine göre bu yerin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, o dava nedeniyle yapılan inceleme ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 30/12/1998 günlü krokili raporda dava konusu taşınmaz yönü taşlık ve kayalık olarak gösterilmiştir. Mahkemece kesinleşen bu olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar:Dava, tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilmezden evvel bozmadan esinlenilerek fen bilirkişisi A. Şefik Kaya'dan 31/5/2004 tarihli rapor alınmış ve bu rapor içeriğine gerekçede yer verilerek önceki kararda direnilmiştir.
Şu durumda ortada direnme kararı bulunmayıp bozmadan esinlenerek yapılan inceleme ve alınan rapora dayanan yeni bir hüküm bulunmaktadır. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel dairesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 8. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy