(1163 S. K. m. 16, 17) (11.HD 18.03.2004 T. 2003/8378 E. 2004/2669 K.) (11. HD 12.12.2005 T. 2004/14856 E. 2005/12200 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.06.2005 tarih ve 2003/205-2005/203 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatife üye iken, üyelikten çıkarıldığını, bu nedenle ödemiş olduğu aidatların geri alabilmek için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek; 7.600.000.000 TL aidat alacağının davalıya tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 14.01.1996 tarihli genel kurul kararı gereğince iadelerin; bilançonun kesinleşmesinden itibaren 1 ay geçtikten sonra altı aylık sürenin sonunda, %10'luk genel gider kesintisi yapıldıktan sonra ödenebileceği, ayrıca davacının ihraç edilene kadar ödemediği faiz borcunun da davacı tarafından ödenmesi gerektiği ve 1.149.001.674 TL ödemeye hazır olduklarını bu nedenle fazlaya ilişkin talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlar, bilirkişi raporu değerlendirilerek; davacının ortaklık için ödediği aidatlardan, genel gider payı, gecikme faizi düşüldükten sonra bakiye 4.891.298.091 TL aidat ve 795 TL ortaklık payı toplamı 4.891.289.886 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafın tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 1163 sayılı Yasa'nın 17 ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15 nci maddesine devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre belirlenip, bilançonun tasdiki tarihinden itibaren 1 ay içerisinde de ayrılan ortağa ödeneceği hükmünü haiz olup, davalı kooperatifin 14.01.1996 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında da ihraç edilen ortakların ödemelerinin %10 genel gider payı düşüldükten sonra en erken 6 ay içerisinde ödenmesi kararı alınmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı ve hissesini devraldığı eski ortağın aidat ödemeleri toplamı (7.560.000.000.) TL olarak hesaplanmış ve (795) TL sermaye tutarı eklendikten sonra %10 genel gider düşümü yapılmış ve ihracın kesinleşmesine kadar ödenmeyen aidatlar için 4 aylık gecikme faizi hesaplanmış ve bunun dışında da eski ortağın geç ödemelerinden kaynaklanan (1.610.210.909.-) TL gecikme faizinin de tenzili cihetine gidilmiştir.
Her ne kadar Dairemizin eski içtihatlarında 1163 sayılı Yasa'nın 3476 sayılı Yasa ile değişik 16/son maddesinin son cümlesi gereğince ayrılan ortağın ihracın kesinleşmesine kadar olan aidat borçları ile gecikme faizlerinin ödemelerden tenzili cihetine gidilmiş ise de, dava konusu olayda olduğu gibi ayrılan ortağa genel gider düşümünden sonra kendi ödemelerinin iadesi söz konusu olduğundan bu uygulamanın hak ve menfaatler dengesine uygun olmadığı, böyle bir uygulamanın zaten paranın değer kaybı nedeniyle mağdur olan ayrılan ortağın daha fazla mağduriyetine neden olacağı, ihracı kesinleşen ortaktan bilahare iadesi söz konusu olan aidatları talep etmenin ve üstelikte iadesi söz konusu olmayacak gecikme faizi almanın yerinde olmayacağı gerekçesiyle bu uygulamadan dönülmüş ve ödenmemiş aidatlar ve gecikme faizlerinin çıkma payından mahsup edilmemesi benimsenmiştir (Y.11.HD. 18.03.2004, E.2003/8378 K. 2004/2669 - Y.11.H.D., 12.12.2005 T, E. 2004/14856 K. 2005/12200). Bu itibarla ve çıkma payından sadece genel gider düşülmesine ilişkin genel kurul kararına göre davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulüyle davacının çıkma payından gecikme faizleri düşülmeden, davacı alacağına hükmedilmesi için kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 179.15 YTL harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy