(3213 S. K. m. 1, 2) (4. HD. 23.12.2003 T. 2003/9914 E. 2003/15214 K.)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 3.4.2003 gün ve 2002/482-2003/262 E.K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.12.2003 gün ve 9914-15214 sayılı ilamı ile,
(...Dava alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ankara İl Özel İdare Müdürlüğü vekili, davalı şirketin müvekkili İdareye başvurarak 24.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıllık alçıtaşı ocağı işletme ruhsatı aldığını ve davalının 24.3.1998 tarihli taahhütname ile her yıl için ayrı ayrı olmak üzere rüsum bedellerini ödemeyi taahhüt ettiğini davalının ihtara rağmen 2002 yılı rüsum bedeli ile ruhsat harcı toplamı 12.723.170.000 lirayı ödemediğini belirterek alacağın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, Bakanlar Kurulu kararıyla alçıtaşı işletme hakkının Maden Kanunu kapsamına alındığını, bunun üzerine müvekkilinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na başvurarak 25.3.2002 tarihinden başlayarak 10 yıl süreyle alçıtaşı işletme ruhsatı aldığını, Maden Kanunu hükümlerine göre de yapılacak üretim nedeniyle işletme yıllık brüt karının %10'unun devlet hakkı olarak ödendiğini, bu durumda davacı idareye taş ocağı harç ve rüsumu ödeme sorumluluğunun ortadan kalktığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada bulanan belgelerden, davalı şirketin davacı idareye başvurarak 24.3.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 5 yıl süreyle alçıtaşı işletme ruhsatı aldığı ve ayrı tarihli taahhütname ile her yıl için belirlenen ruhsat harcı ve rüsum bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, 29.12.1999 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 99/13692 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sanayi hammaddesi olan alçıtaşının maden ruhsatına tabi madde olarak, Taşocakları Nizamnamesine göre doğmuş haklar saklı kalmak şartıyla 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
Davalı, davacı idare ile yapmış olduğu sözleşmeyle kendisine tanınan 5 yıllık süre dolmadığı halde, yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurarak Maden Kanunu kapsamında alçıtaşı ocağı işletme ruhsatı almış ve işletme yıllık brüt karının %10'unu Devlet hakkı olarak ödemeyi kabul etmiştir. 29.12.1999 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 99/13682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda Taşocakları Nizamnamesine göre doğmuş hakların saklı kalacağı hükmü bulunmaktadır. Buradaki hükmün ruhsat sahibi kişileri koruduğu, dolayısıyla somut olayda da davalıyı koruduğunun kabulü gerekir. Davalı, Bakanlar Kurulu Kararının getirdiği düzenlemeye dayanarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurup, Maden Kanunu hükümlerine göre yıllık brüt gelirinin %10'unu devlete ödemeyi taahhüt ettiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Davalı, davacı idare ile yapmış olduğu sözleşmeyle kendisine tanınan 5 yıllık süre dolmadığı halde, yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurarak Maden Kanunu kapsamında alçıtaşı ocağı işletme ruhsatı almış ve işletme yıllık brüt karının %10'unu Devlet hakkı olarak ödemeyi kabul etmiştir. 29.12.1999 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 99/13682 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda Taşocakları Nizamnamesine göre doğmuş hakların saklı kalacağı hükmü bulunmaktadır. Buradaki hükmün ruhsat sahibi kişileri koruduğu, dolayısıyla somut olayda da davalıyı koruduğunun kabulü gerekir. Davalı, Bakanlar Kurulu Kararının getirdiği düzenlemeye dayanarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurup, Maden Kanunu hükümlerine göre yıllık brüt gelirinin %10'unu devlete ödemeyi taahhüt ettiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 03.11.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy