(1163 S. K. m. 53) (6762 S. K. m. 381) (11.HD. 06.12.2004 T. 2004/13585 E. 2004/11983 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.10.2005 tarih ve 2002/344 - 2005/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 30.06.2002 tarihli genel kurula katılarak muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığını, kararların anasözleşme, kanun ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, ortakların bir kısmına davetiye gönderilmeyerek toplantı nisabının sağlanmadığını, faaliyet raporu ve bilançonun ortakların tetkikine sunulmadığını ileri sürerek, anılan genel kurulun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu 30.06.2002 tarihli genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 31.10.1999 tarihli genel kurul kararlarının iptal edildiği, davaya konu genel kurulun yetkisiz ve görevsiz yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplandığı, yetkisiz ve görevsiz yönetim kurulunun çağrısı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların iptalinin gerektiği kanaatiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Yasa'sının 53 üncü maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir. Ancak, emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararları mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmaz.
Somut olayda, davacı iptalini istediği genel kurula katılmış olmasına rağmen, genel kurulda yapılan oylamaların tamamı oybirliği ile sonuçlanmıştır. Genel kurul toplantısının sonunda divan başkanının oylamalara muhalif olanlar bulunup bulunmadığı sorusu üzerine, divan başkanlığına muhalefetine ilişkin dilekçeyi sunmuştur.
Davacılarından birisi bu davanın davacısı olan Dairemizin 06.12.2004 tarih ve 2004/13585 E. 11983 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 31.10.1999 tarihli genel kurulda alınan kararlar, mutlak butlanla batıl nitelikte olmayıp, iptal edilebilir kararlardır. Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma imkanı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu imkansız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmediklerinden ancak ilgilisi tarafından açılacak tespit davasına konu olabilir. TTK. nun 381 nci maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. İptal davası açılmış olsa dahi, alınan kararların icrası etkilenmez. İptal anına kadar bu kararlara dayanılarak yapılan işlemler geçerlidir.
Bu durumda, mahkemece, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin bu davanın mutlak butlan hükümlerine dayalı değil de, iptal edilebilirlik hükümlerine dayalı olarak açılmış olmasına, davacının iptalini talep ettiği genel kurula katılarak bütün oylamalara muhalif kalmamasına ve tüm kararların oybirliği ile alınmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy