(1163 S. K. m. 16) (11. HD. 12.12.2005 T. 2004/14856 E. 2005/12200 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.07.2005 tarih ve 2004/475-2005/264 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesiyken istifa ederek ayrıldığını, ödenmeyen aidatların iadesi için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, istifa eden üyelerin aidatlarından hiçbir kesinti yapılmaması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1996 ve 1999 yılı genel kurullarında alınan kararlar uyarınca geri ödemelerin müracaat tarihinden en erken 6 aylık süre sonunda %10 genel gider kesilerek ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu şekilde yapılan hesaplama ile bulunan miktardan davacının ihracının kesinleştiği tarihe kadar ödenmeyen aidatlardan doğan gecikme faizinin mahsubu ile bulunan 2.287.350.000.TL.nın davacıya ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kooperatifin 1996 ve 1999 tarihli kararları uyarınca davacının alacağının 21.10.2004 tarihinde muaccel hale geldiği, ancak davacının faiz borcunun mahsubu suretiyle hesaplanan alacağının bu tarihten önce ödendiği, davacının alacağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, davacının ortağı bulunduğu davalı kooperatif üyeliğinden ihracı nedeniyle çıkma payının tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ihraç edilen davacı üyenin, ihracın kesinleşmesine kadar varsa gecikme faizi borcunun çıkma payının iadesi sırasında mahsubunun yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
İlke olarak, istifa eden veya ihraç edilen ortakların yükümlülükleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesine kıyasen, istifanın veya ihracın kesinleşmesine kadar devam edeceğinden, davacının bu tarihe kadar parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir ise de, bu hükmün esasen sonradan ihraç kararını iptal ettirerek yeniden ortaklığa dönen, diğer bir anlatımla ortaklık ilişkisi ile hak ve yükümlülükleri devam eden ortaklar için geçerli olduğunun, ortaklıktan istifası ya da ihracı kesinleşen ve bu nedenle hak ve yükümlülükleri sona eren ortaklar için uygulanamaması gerektiğinin kabulü icap eder. Zira, ortaklık ilişkisi sona eren ortakların sona ermeden itibaren akçalı yükümlülükleri devam etmeyeceği için, bu gibi ortaklara haklarını iade etmek durumunda olan kooperatifin bu aşamada, önce bu ortaklardan akçalı yükümlülüklerini yerine getirmelerini istemesini doğru görmemek gerekir. Aksi halde, ortaklığın sona ermesine kadar yatırılmayan bir kısım aidat asıllarının tekrar yatırtılması durumunda zaten, bunların da yine iade kapsamında geri verilmesi gerekeceğinden, bunların iade aşamasında, kooperatife ödetilmesinde davalının hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmelidir. Bir başka deyişle kooperatif ortaklığından istifa veya ihraç ile ayrılanların genel kurul kararları ile belirlenmiş gecikme faizi borcundan sorumlu tutulmaları ve bu miktarın ayrılma payı alacağından mahsup edilmesi doğru görülemez.
Her ne kadar mahkemece Dairemizin 18.04.2005 tarihli ilamı emsal kabul edilerek karar verilmiş ise de, Dairemizin çıkma payına ilişkin son uygulaması yukarıda açıklandığı şekilde olup, 12.12.2005 tarih ve 2004-14856/2005-12200 sayılı ilam ile 15.05.2006 tarih ve 2005-5373/2006-5646 sayılı ilamımız da bu açıklama ve ilkelere ilişkindir.
Somut olayda, davacı 03.05.2003 tarihinde davalı kooperatiften ihraç edilmiş olup, ayrılma payı alacağının 2003 yılı bilançosunun kabul edildiği 21.03.2004 tarihine göre belirlenmesi ve 14.01.1996 tarihinde yapılan genel kurulda alınan erteleme kararının o tarihte kooperatiften ayrılan veya ihraç edilen üyelere uygulanmasının mümkün bulunduğu, davacıya uygulanma imkanının da bulunmadığı nazara alınarak, davacının gecikme faizi borcu mahsup edilmeksizin alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy