(818 S. K. m. 84) (HGK. 09.10.2002 T. 2002/12-709 E. 2002/781 K.) (12. HD. 09.03.2004 T. 2004/170 E. 2004/5383 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, icra takibinde istenen alacak miktarınca borç bulunmadığının tesbitine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemeler anaparadan tenzil olunmak suretiyle sonuca varılmıştır. Oysa Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca borçlu faiz ve masrafları tediyeden gecikmiş değilse kısmen icra eylediği ödemeyi resülmale mahsup edebilir. Borçlu faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler anaparaya mahsup edilemez (HGK. 09.10.2002 gün 2002/12-709 E. 2002/781 K., 12. H.D.nin 09.03.2004 gün 2004/170-5383 sayılı kararları). Bu maddenin uygulanması için alacaklının talebine gerek yoktur. Öte yandan takip dosyasında yapılan taksitlendirmeye ilişkin anlaşmada ödemelerin doğrudan doğruya anaparadan mahsup olunacağına dair bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan düşülmek suretiyle borcun bilirkişiden alınacak ek raporla saptanması ve taksit anlaşmasında kabul edilen ilk takip tarihi itibariyle gerçekleşen faiz tutarı da gözetilerek davanın karara bağlanmasından ibarettir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yasanın ve taahhütnamenin yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 07.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy