(Hırsızlık Sigortası Genel Şartları m. A.3) (11 HD 29.11.2004 T. 2004/2275 E. 2004/11666 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.10.2003 gün ve 2000/451-2003/900 sayılı kararı bozan Daire'nin 29.11.2004 gün ve 2004/2275-2004-11666 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait evin ve içindeki eşyaların hırsızlık rizikosuna karşı davalı şirkete sigorta ettirdiğini, 22.05.1999 tarihinde müvekkilinin evinin giriş kapısı ve kilit altında bulunan yatak odasının kapısı sert bir cisimle zorlanmak suretiyle eşyalarının ve başka değerli eşyalarının çalındığını ileri sürerek, 1.707.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 29.11.2004 günlü kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, konut hırsızlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin özel şartlarının 13 ncü maddesi uyarınca, sigortalı mahalde bulunan ziynet eşyaları, ancak kilit altında saklanmak koşuluyla teminat kapsamına alınmıştır. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın 3 ncü maddesi uyarınca da mücevherler ancak kilit altında saklanmak koşulu ile sigorta kuvertürü altında olabilir. Bu maddelerde belirtilen kilit altında saklanmak koşulundan maksat, mücevher ve ziynet eşyalarının bulunduğu oda kapısının kilitli olması değil, bu eşyaların özel bir kasa vb. gibi ayrıca bir kilit altında saklanmasıdır. Dava konusu ziynet eşyaları, sigorta özel şartlarının 13. maddesi gereğince saklanmadığı anlaşıldığından, ziynet eşyalarına ilişkin davacı talebi yerinde değil ise de; dava konusu olay nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 484.500.000 TL ödeneceği 05.12.2000 tarihli yazı ile bildirilmiştir. Davalı tarafın kısmi kabulü karşısında mahkemece davacı talebinin 484.500.000 TL'sine ilişkin kısmının kabulü ile bu miktarı aşan talebin reddine karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.11.2004 gün ve 2004/2275, 11666 sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.11.2004 gün ve 2004/2275, 11666 sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy