(4969 S. K. Geç. m. 2) (ANY. MAH. 04.05.2005 T. 2004/4 E. 2005/25 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.09.2004 tarih ve 2004/1147-2004/934 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan parasını Off-shore hesapta değerlendirdiğini, daire almak amacıyla parasını çekmesine rağmen müteahhit ile yaşanan problem nedeniyle büyük kısmını kısa vade için yeniden yatırdığını, bu sırada bankaya el konulması nedeniyle paranın geriye ödenmediğini bu işlemin yasal olmadığını ileri sürerek, 35.264.423.019.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, yetki, görev ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, idarece muvazaalı olarak nitelendirilerek TMSF güvencesi kapsamı dışında kalan davacıya ait mevduatın ödenmesine ilişkin talebin kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun yürütülüp yürütülmediği, zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenlerle idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre saptanması gerektiği, uyuşmazlık mahkemesinin kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere ve davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hakkındaki davanın idari yargı yerinde görülmesine ilişkin kararın doğru bulunmasına göre davacı vekilinin davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hakkında verilen görevsizlik kararının onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalılardan Banka aleyhine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacıya, 27.12.2003 tarih ve 25239 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5021 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca ödeme yapılmadığı davalılarca savunulmuş olup, mahkemece, söz konusu yasa hükmünün somut olayı ilgilendiren bölümü 23.06.205 gün ve 25854 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 04.05.2005 gün 2004/4 E, 2005/25 K sayılı ilamıyla iptal edildiği de nazara alınıp, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararları Türk Yargılama ve hukuk sistemi açısından ileriye dönük hükümler doğuracağı, dolayısıyla derdest ve kesinleşmemiş her dava için de uygulanacağı da gözetilip, delillerin değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, anılan yasa hükmünün karar yerinde hiç değerlendirilip, tartışılmamış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı T.M.S.F. aleyhine temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalı hakkındaki kararın ONANMASINA, davacı vekilinin banka aleyhine temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy