(1163 S. K. m. 8, 16) (Yargıtay 11 HD. 28.02.2005 T. 2004/5114 E. 2005/1744 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2003/536 - 2005/162 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken, yönetim kurulunun 05.05.2003 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edildiğini, ihracın haksız olduğunu, zira; müvekkilinin daha önce açtığı ortaklığın tesbiti davasının kabulle sonuçlanıp 09.03.2003 tarihinde üyeliğinin kabulüne karar verildiğini, 1996 tarihinden bu yana üyeliği askıda kaldığından müvekkili adına tescilli aracını satmak zorunda kaldığını, kooperatif tarafından ihraca konu şartların yerine getirilmesi için ihtar çekilmediğini, eğer çekilseydi aracını hazır edeceğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
Bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/646-2004/42 sayılı dava dosyasında, davacı vekili, müvekkilinin ihraç kararından sonra, kararın iptali için dava açtığını, ancak davalı kooperatifin 03.08.2003 tarihli genel kurulunda da ihraca ilişkin yönetim kurulu kararını gündeme alıp, müvekkilinin yeniden ihracına karar verdiğini ileri sürerek, 03.08.2003 tarihli genel kurulda alınan ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, ihraç kararının usul, yasaya ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davacının kooperatifin ortağı olduğunun tesbitine dair kararın verilmesinden önce davacının anasözleşmenin 10. maddesinde düzenlenen şartları taşımadığı, ihraç kararının anasözleşmenin 11. ve 14. maddeleri göz önünde bulundurulduğunda usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin yönetim kurulunca alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif yönetim kurulu, 26.5.2003 tarihli kararında davacının anasözleşmenin 10. maddesinde öngörülen aracının olmaması nedeniyle ortaklık şartlarını kaybettiğinden bahisle, ortaklıktan çıkarılmasına karar vermiştir. Kooperatif anasözleşmesinin ortaklık şartlarını belirten 10 uncu maddesinde, kooperatife ortak olabilme şartları arasında araç sahibi olma şartı da gösterilmiş ise de, araç sahibi olunmaması, hemen üyenin ortaklık sıfatını yitirmesi sonucunu doğuracak bir neden olarak kabul edilemez. Ortağın yeniden araç sahibi olma veya ortaklığı devir etme ihtimali mümkün bulunduğundan, bu konuda ortağa uygun bir süre içerisinde araç sahibi olması yönünden bir ihtar yapılması ve bundan sonra bu şartı yerine getirmediği takdirde, ihraç edilmesi, hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına ve kooperatifin amacına uygun olacağından, bu husus gözetilmeksizin davacının ihracına karar verilmesi doğru değildir. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir. (11.Hukuk Dairesinin 2001/8407-2002/516 Karar, 2004/5114-2005/1744 Karar). Dava konusu olayda, davalının dayandığı delillerde davacıya ne ihtar çekilmiş ne de süre verilip süreye uyulmamanın sonuçları hatırlatılmış değildir. Sadece, ihraç kararlarının bildirimi yapılmıştır. Bu halde mahkemece, davacı hakkında verilen ihraç kararının iptaline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy