(4857 S. K. m. 32, 37) (9. HD. 18.10.2004 T. 2004/7006 E. 2004/23275 K.)
Dava: Davacı, kıdem, İhbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukat tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden veya banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan ücret hesap pusulası verilmesi zorunludur. İşverence verilmesi gereken bu belgede işçinin imzasının alınmış olması ücretin ödendiği anlamına gelir.
Uygulamada çoğunlukla ücret bordrosu adı verilen belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 5754 Sayılı Yasa'yla değişik 32. maddesinde, Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerlerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler, şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir. (Yargıtay 9. HD. 18.10.2004 gün 2004/7006 E. 2004/23275 K.)
Somut olayda zamanaşımı süresi dışında kalan ücret alacağının ödendiği hususu davalı tarafça yukarıda açıklanan şekilde ispat edilememiştir. Söz konusu alacağın kabulü yerine reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
2- Davacı, davalılara 23223 26/01 sicil no'lu işyerinde çalıştığını ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 26.07.2002-08.07.2003 tarihleri arasında çalışmasının geçtiği 23223 26/01 no'lu işyerinin SSK İl Müdürlüğü'nden aldığı şifai bilgiye göre başka bir işyerine ait olduğu, internet sitesindeki SSK hizmet cetvelinden de hangi işveren yanında çalıştığının belli olmadığı, her iki ihtimalde de davalı işverenlerin yanında çalışmasının olmadığı mütalaa edilmiş; buna ilişkin dosyaların bulunamadığı gerekçesi ile bu işyerindeki çalışması çalışma süresinden sayılmamıştır. Mahkemece, ilgili SSK kayıtlarının celbi ile, davacı işçinin çalıştığını ileri sürdüğü 23223 26/01 sicil no'lu işyerinin davalılara ait olup olmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenerek çalışma süresinin tespiti gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy