(765 S. K. m. 59, 61, 62, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 81, 82, 213, 298, 450) (647 S. K. m. 19, Ek m. 2, Geç. m. 11) (4771 S. K. m. 1) (4616 S. K. m. 1) (5271 S. K. m. 309) (6136 S. K. m. 13) (YCGK 20.01.2004 T. 2003/6-292 E. 2004/5 K.) (Yargıtay 9 CD 06.01.2005 T. 2004/8871 E. 2005/1 K.)
Dava: Hükümlü
03.07.1991 tarihinde işlemiş bulunduğu taammüden adam öldürmek suçundan, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.1993 tarih, 1992/101 esas, 93/153 sayılı kararı ile tayin olunan müebbet ağır hapis, 30.09.1993 tarihinden evvel işlemiş bulunduğu dolandırıcılık suçundan, Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.1999 tarih, 1994/5 esas, 1999/1270 sayılı kararı kapsamındaki 1 yıl 3 ay 12 gün hapis, 08.04.1994 tarihinde işlemiş bulunduğu adam öldürmeye teşebbüs suçundan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2000 tarih, 1998/15 esas, 2000/349 sayılı kararı kapsamındaki 13 yıl 4 ay ağır hapis, 10 ay hapis, 16.05.1999 tarihinde işlemiş bulunduğu sahte pasaport kullanmak, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2001 tarih, 1999/642 esas, 2001/647 sayılı kararı kapsamındaki 2 yıl hapis, 27.10.2000 ve öncesinde işlemiş bulunduğu çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, gasp suçlarından İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 11.06.2002 tarih, 2001/26 esas, 2002/165 sayılı karar kapsamındaki 3 yıl 4 ay ağır hapis, 20.10.1997 tarihinde işlemiş bulunduğu adam öldürmeye azmettirmek suçundan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2002 tarih, 1998/235 esas, 2002/276 sayılı kararı kapsamındaki müebbet ağır hapis 08.05.1999 tarihinde işlemiş bulunduğu rüşvet vermek suçundan Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2001 tarih, 2001/143-296 sayılı kararı kapsamındaki 5 yıl ağır hapis, 14.12.1994 tarihinde işlemiş bulunduğu, hükümlü iken firar etmek suçundan Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.1996 tarih, 1995/127 esas, 1996/118 sayılı kararı kapsamındaki 4 yıl 2 ay ağır hapis, 08.12.1995 tarihinden evvel işlemiş bulunduğu kasten adam öldürmeye tam teşebbüs suçundan. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/410-495 sayılı kararı kapsamındaki 36 yıl ağır hapis, 25.11.1997 tarihinde işlemiş bulunduğu taammüden adam öldürmeye azmettirmek suçundan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2002 tarih, 2002/138-250 sayılı kararı kapsamındaki 30 yıl ağır hapis cezalarının infazı sırasında bu cezaların İçtima edilmesi hususunda vuku bulan talep üzerine, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.1993 tarih, 1992/101 esas, 1993/153 sayılı kararı kapsamındaki müebbet ağır hapis, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2000 tarih, 1998/15 esas, 2000/349 sayılı kararı kapsamındaki 13 yıl 4 ay ağır hapis, 10 ay hapis, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.1996 tarih, 1995/127 esas, 1996/118 sayılı kararı kapsamındaki 4 yıl 2 ay ağır hapis cezalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 71, 73, 77. maddeleri uyarınca içtimai ile 20 gün geceli gündüzlü bîr hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet hükümlünün üç kez firarından Hakkında Kanunun 19/3. maddesi ağır hapis cezası olarak infazına, adı geçen hükümlünün üç kez firarından dolayı cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19/3. maddesi uyarınca 28 yıl üzerinden yerine getirilmesine, 647 sayılı Kanunun ek 2. maddesinden istifade ettirilmeden, 4616 sayılı Kanundan faydalandırılmak suretiyle infazına dair, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2004 tarih, 2004/450 müteferrik sayılı kararına, adı geçen hükümlü hakkındaki tüm cezaların içtimaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmeden bir kısmının içtimaya dahil edildiği, 3713 sayılı Kanun kapsamındaki İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2001/26 esas, 2002/165 sayılı kararı kapsamındaki 3 yıl 4 ay ağır hapis cezasının da içtimaya dahil edilip edilmeyeceği, ayrıca 4616 sayılı Kanun uyarınca yapılacak 10 yıllık indirimin uygulanması hususunda tereddüt olduğundan bahisle, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca vuku bulan talep üzerine, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 73. maddesinin uygulanması durumunda aynı Kanunun 77. maddesinin tatbikinin mümkün bulunmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair, Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2004 tarih, 2004/507 sayılı kararını müteakip, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2004 gün, 2004/450 müteferrik sayılı içtima kararının çözülmesine, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2002 tarih, 1998/235-2002/276 sayılı kararı ile 4771 sayılı Kanun'un 1/A maddesi uygulanarak müebbet ağır hapis cezasına hükmedilmesi sebebi ile 5218 sayılı Kanun'la 647 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. madde uyarınca bu müebbet ağır hapis cezasının kanun gereği kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştüğü de nazara alınarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 70, 73. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ile müebbet ağır hapis cezası ve diğer hürriyeti bağlayıcı cezalarının içtimai ile dokuz ay süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek sureti ile ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası olarak infazına, bu cezanın infazının 647 sayılı Kanun'un 19/3. maddesi uyarınca üç kez firar edilmiş olması nedeni ile 32 yıl üzerinden aynı Kanunun ek 2. maddesinden yararlandırılmayıp 4616 sayılı Kanunun 1. maddesi 2. bendinden istifade ettirilmek suretiyle yapılmasına ilişkin Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2005 gün, 2005/448 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükümlünün müebbet ağır hapis cezaları ile süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarının içtimai ile 9 ay süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası olarak infazına, bu cezanın infazının 5218 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı Kanun'un 19/3. maddesi uyarınca hükümlünün 3 kez firar etmiş olması nedeniyle 28 yıl üzerinden 647 sayılı Kanun'un ek 2. maddesinden yararlandıramayıp, 4616 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. bendinden istifade ettirilmek suretiyle yapılmasına dair Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2005 gün 2005/379 müteferrik sayılı kararı üzerine, anılan kararda İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2003 gün, 2003/410 esas sayılı ilâmı ile verilen 36 yıl ağır hapis cezasının içtimaya sehven dahil edilmediğinden bahisle içtima kararının çözülmesine, bahsi geçen ceza da dahil edilerek hükümlünün tüm cezalarının 9 ay süre ile geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası olarak infazına bu cezanın infazının 5218 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı Kanun'un 19/3. maddesi uyarınca hükümlünün 3 kez firar etmiş olması nedeniyle 28 yıl üzerinden, 647 sayılı Kanunun ek 2. maddesinden yararlandırılmayıp, 4616 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. bendinden istifade ettirilmek suretiyle yapılmasına dair aynı Mahkemenin 23.05.2005 gün, 2005/379 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 68 ila 77. maddelerinde yer alan içtima hükümlerinin cezaların toplanması ve sınırlandırılmasına ilişkin infazı ilgilendiren kurallar olup, cezaların bu hükümler uyarınca içtimaında yasal zorunluluk bulunduğu, cezaların ayrı infaz rejimlerine tâbi olmasının da bu zorunluluğu ortadan kaldırmayacağı, ancak; gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda benimsenen görüşün içtimaya konu cezaların her birinin belirlenen toplam cezadan ayrı ve bağımsız olarak kendi varlıklarını koruyup hüküm doğuracakları yolunda olduğu (Ceza zamanaşımı süresi ve re'sen temyize tâbi olma gibi);
Bu değerlendirmeler ışığında uygulama yapıldığında, 4616 sayılı Kanun'un 4758 sayılı Kanun ile değişik 1/2. maddesi uyarınca 10 yıllık indirimin her bir ceza için tâbi olduğu infaz rejimine göre fiilen çekilmesi gereken toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus olarak yapılması gerektiği de gözetilerek, hükümlünün 4616 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan suçlarından dolayı tâbi oldukları infaz rejimlerine göre infaz edilecek sürenin belirlenmesi, 4616 sayılı Kanun kapsamındaki cezalar nedeniyle ise, 647 sayılı Kanun'un 19 ve ek 2. maddeleri uyarınca infazı gereken sürenin 10 yıldan fazla olması nedeniyle, 4758 sayılı Kanunla değişik 4616 sayılı Kanun'un 1/2. maddesi uyarınca 10 yıllık indirimin tamamının bu cezalardan yapılması ve hükümlünün cezaevinde kalması gereken sürenin buna göre hesap edilmesi gerektiği, bu hususun benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.01.2005 gün, 2004/8871 esas, 2005/1 sayılı ilâmı ile de kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14.10.2005 gün ve 43629 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2005 tarih 187237 sayılı tebliğnamesine ekli dosya okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
I) Hükümlü Yakup Süt hakkındaki infaz dosyası kapsamından:
1) 03.07.1991 tarihinde işlediği suçtan, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.1994 tarihinde kesinleşen, 14.09.1993 tarih, 1992/101 esas, 1993/153 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 450/4, 59. maddeleri uyarınca müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı;
2) 20.10.1997 tarihinde işlediği suçtan, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2003 tarihinde kesinleşen, 11.10.2002 tarih, 1998/235 esas ve 2002/276 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 450/4, 59. maddeleri uyarınca müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı;
3) 25.11.1997 tarihinde işlediği suçtan, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2003 tarihinde kesinleşen, 24.09.2002 tarih ve 2002/138 -250 sayılı kararıyla, 4771 sayılı Yasa dikkate alınarak, 765 sayılı TCY'nın 450/4, 59. maddeleri gereğince 30 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı;
4) 08.04.1994 tarihinde işlediği suçtan, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2001 tarihinde kesinleşen, 13.12.2000 tarih, 1998/15 esas ve 2000/349 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 448, 62, 59. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı;
5) 14.02.1994 tarihinde işlediği suçtan, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.05.1997 tarihinde kesinleşen, 10.10.1996 tarih, 1995/127 esas ve 1996/118 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 298/2-3, 59. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği;
6) 30.09.1993 tarihinde işlediği suçtan, Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2000 tarihinde kesinleşen, 09.12.1999 tarih, 1994/05 esas ve 1999/1270 sayılı kararıyla toplam 1 yıl 3 ay 12 gün hapis, 262.500.000.- lira ağır para cezasıyla cezalandırıldığı;
7) 16.05.1999 tarihinde işlediği suçtan, Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2002 tarihinde kesinleşen, 28.03.2001 tarih, 1999/642 esas ve 2001/647 sayılı kararıyla, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 1520.000.- lira ağır para cezasıyla cezalandırıldığı;
8) 27.10.2000 tarihinde işlediği suçtan, İstanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin, 10.04.2003 tarihinde kesinleşen, 11.06.2002 tarih, 2001/126 esas ve 2002/165 sayılı kararıyla, 4422 sayılı Yasanın 1/1. maddesinin 1.cümlesi ile TCY.59. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı;
9) 08.05.1999 tarihinde işlediği suçtan, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2004 tarihinde kesinleşen, 16.07.2001 tarih ve 2001/143-296 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 213, 59, 82/1. maddeleri gereğince verilen 5 yıl ağır hapis cezasının 7 ay 15 gün süreyle geceli gündüzlü bir hücrede çektirilmesine karar verildiği;
10) 24, 31 Temmuz 1995 ile 08.12.1995 tarihleri arasında işlediği suçlardan, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.08.2004 tarihinde kesinleşen, 26.12.2003 tarih ve 2003/410-495 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 450/4, 62, 59, 81/1; 450/4, 61, 59, 81/1; 450/4, 62, 59, 81/1. maddeleri uyarınca toplam 36 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı;
Anlaşılmaktadır.
II) Kanun yararına bozma isteminin konusunu oluşturan uyuşmazlığın kapsamı:
Kanun yararına bozma istemi, 4616 sayılı Yasa kapsamında kalan ve kalmayan suçların içtima edilerek, içtimaya katılan her suçun ait olduğu koşullu salıverilme hükümlerine göre infaz kurumunda geçirilecek süreler ayrı ayrı hesaplandıktan sonra bu süreden 4616 sayılı Yasa gereğince bir kez olmak üzere 10 yıl indirilmesine karar verilmesi gerektiği halde bu kurala aykırı hüküm kuran Kadıköy 2. Ağır Ceza mahkemesinin 26.04.2005 tarih ve 2005/379 sayılı kararının bozulmasına ilişkindir.
III) Somut olayın değerlendirilmesinden önce infaz hukukunun konuyla ilgili temel ilkelerine değinilmesinde yarar vardır:
1) 647 sayılı Yasanın 19. maddesi gereğince İnfaz kurumundan kaçmasının etkisi:
647 sayılı CİHK'nun 19. maddesi uyarınca, hükümlünün infaz kurumundan kaçtığı tarihte kendisine verilen süre belgesine göre hangi cezayı çekmekteyse o ceza bakımından firari sayılır. Sonradan içtimaya ve süre belgesine katılan cezaları bakımından firari sayılmaz ve bu cezalar genel kurala göre çektirilir. Nitekim, Yüksek Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27.06.1997 tarih, 2588-2488 ve 6. Ceza Dairesinin 24.12.1996 tarih, 13453-13783 sayılı kararlarında, hükümlünün firar ettiği tarihte kesinleşmiş başka ceza kararları varsa da, bu cezaların içtimaya dahil edilerek Tüzüğün 251. maddesi uyarınca süre belgesi ile bildirilmediği, dolayısıyla fiilen infazına başlanmamış cezalar bakımından firari sayılamaz görüşüne yer verilmiştir.
2) Farklı infaz rejimlerine tabi cezaların toplanması ve 4616 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması koşulları:
Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.01.2005 tarih, 2004/8871 esas ve 2005/01 sayılı kararında, farklı infaz rejimlerine tabi olsa da içtima kuralının uygulanmasının, her cezanın bağlı olduğu infaz rejimine göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken toplam süreden 4616 sayılı Yasa hükümlerine göre 10 yıl indirilmesi gerektiğine ilişkin kural ayrıntılı bir biçimde açıklanmıştır.
3) Farklı infaz rejimine ilişkin cezaların toplanmasında uyulacak ilkeler:
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.01.2004 tarih, 2003/6-292 esas ve 2004/05 sayılı kararında, cezaların toplanmasına ilişkin genel ilkelerinin uygulanmasının yanında, özgürlüğü bağlayıcı birden çok cezadan bir veya birkaçı infaz kurumunda geçirilecek zorunlu sürenin hesaplanmasında esas alınacaksa, en lehe cezadan başlanılarak seçim yapılmasının gerektiği vurgulanmıştır. Örneğin, biri firarlı iki müebbet ağır hapis cezasından firarsız olan koşullu salıverilmeye esas alınmalı, diğeri hücre olarak çektirilmesine hükmedilmelidir. Öte yandan, 765 sayılı Yasanın 77/1. maddesi gereğince 36 yıl ile sınırlandırılması gereken birden çok cezadan, öncelikle 4616 sayılı Yasanın kapsamında kalanlardan veya firarsız olanlardan başlanılarak hükümlünün en lehine sonuç verecek şekilde 36 yıl limitine ulaşılmalıdır.
IV) Bu açıklamalar bağlamında somut olay, değerlendirildiğinde:
Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin hükümlünün cezalarının içtiması sonucu koşullu salıverilmeye esas alınacak cezasının ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis olarak belirlenmesinin yerinde olmadığına ve hükümlü hakkında 4616 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin saptaması yerinde olmakla birlikte;
1) Hükümlünün, 14.02.1994, 24.08.1994 tarihlerinde ve en son 15.05.1999 tarihinde Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.1993 tarih, 1992/101 esas ve 1993/153 sayılı kararını infaz ederken infaz kurumundan kaçtığı ve 02.06.1999 tarihinde yakalandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2002 tarih, 1998/235 esas ve 2002/276 sayılı kararıyla, 4771 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak 765 sayılı TCY'nın 450/4, 59. maddeleri uyarınca verilen müebbet ağır hapis cezasının en son firar ettiği tarihte infaza alınmamış bulunduğundan hükümlü lehine olarak içtimada koşullu salıverilmeye esas alınarak bu cezasının 647 sayılı Yasanın 19. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesiyle ve ek 2. maddesi uyarınca infazına işaret edilmesi gerekirken, bu cezanın 5218 sayılı Yasa ile değişik 647 sayılı Yasanın 19/3. maddesi uyarınca hükümlünün üç kez firar etmiş olması nedeniyle 28 yıl üzerinden, 647 sayılı Yasının ek 2. maddesinden yararlandırılmadan 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. bendinden istifade ettirilmek suretiyle yapılmasına hükmedilmesi;
2) İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2003 tarih ve 2003/410-495 sayılı kararını içtima dışı bırakılması;
3) Beş yıl ağır hapis cezasının 765 sayılı TCY'nın 82/1. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hücrede çektirilmesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza mahkemesinin 16.07.2001 tarih ve 2001/143-296 sayılı kararı hariç olmak üzere, aynı yasanın 73. maddesi uyarınca, hükümlünün muvakkat cezalarının her biri için hücrede çekilecek miktarı ayrı ayrı belirlenmesinin zorunlu olduğunun gözönünde tutulmaması;
Yerinde görülmediğinden ve bu bakımdan Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2005 tarih ve 2005/379 sayılı kararı isabet bulunmadığından bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2005 tarih ve 2005/379 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy