(818 S. K. m. 41, 49) (11. HD. 24.09.2004 T. 2004/9605 E. 2004/8785 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.11.2002 tarih ve 2001/1143 - 2002/1152 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2003 günde davacı avukatı S. V. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, haç ve umre organizasyonu ile iştigal ettiğini, umreye gidecek müşterileri için vize dahil konaklama ile gidiş-dönüş ve sair işlerin organizasyonu için davalı şirketle anlaştıklarını, davalının Suudi Arabistan'da bu işlerle uğraşan A.M. Turizm şirketi ile anlaşmaya vardığını, müşterilerin Mekke, Medine ve Cidde'deki konaklamalarının bu şirket aracılığı ile yapıldığını, müşterilerin M. H. Oteli'nde son gecelerinde A.M. Turizm'in Otele olan borcu sebebiyle sorun yaşandığını ve müvekkilinin mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını, yine Cidde'deki rezervasyonun anılan şirketin ödeme yapmaması nedeniyle iptal edildiğini, otele yeniden ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilinin küçük düşürüldüğünü ileri sürerek, toplam 15.850 USD maddi ve 10.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında anılan işin birlikte yapılması konusunda bir anlaşma yapılmadığını, müvekkilinin sadece tercüman verdiğini, A.M. Turizm ile irtibatı sağladığını, davacının bütün organizasyonu kendisinin yaptığını, 5000 USD'nin davacı adına A.M. Turizm'e havale edildiğini davacının doğan bir zararı varsa bundan müvekkilinin sorumlu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı taraf bu konudaki anlaşmanın davalı ile yapıldığını ve mükerrer ödemelerin davalı adına yapıldığını iddia etmiş, davalı taraf ise kendisinin A.M. Turizm ile davacının anlaşma yapmasına sadece aracılık yaptığını ve tercüman verdiğini savunmuş olup, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy