(4721 S. K. m. 599, 640, 644, 701) (YHGK 27.09.2006 T. 2006/19-552 E. 2006/589 K.) (Yargıtay 11 HD 30.11.2006 T. 2005/11010 E. 2006/12519 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2006 tarih ve 2005/621- 2006/637 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tektik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra ve yine dosya içerisindeki dilekçe lahiyalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin mirasçısı olduğu ölen dayısının davalı nezdinde bulunan döviz ve YTL hesaplarından miras payı oranında ödeme yapması gerekirken davalının buna yanaşmadığını ileri sürerek, davacının miras payına isabet eden 6.374.32 YTL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, dava konusu paranın misli ve bölünebilir eşya olduğunu, davalının, davacı hissesine düşen miktarı ödemesi gerektiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacıya 6.517,02 YTL isabet ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı banka nezdinde bulunan murise ait paranın, mirasçılarından davacının miras payı oranında davalı bankadan istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Her ne kadar Dairemiz'in daha önceki uygulamaları hesaptaki paranın misli eşya olması nedeniyle her bir mirasçı tarafından ayrı ayrı bankadan talep edilebileceği yönünde ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Dairemiz'ce de benimsenen 27.09.2006 tarih 2006/19-552-589 sayılı kararında belirtildiği gibi TMK'nun 599. maddesi uyarınca miras, murisin ölümü ile mirasçılara geçer. TMK.nun 640. maddesinde birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme ve kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. hükmü yer almıştır. TMK.nun 701/2. maddesinde ise el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. denilmektedir. Bu hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereken üzerinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir.
Bu durumda, tüm mirasçıların birlikte bankaya müracaat ederek ödeme isteminde bulunmaları veya hazır olmayanların usulüne uygun şekilde vekaletname ibraz etmeleri; ya da miras ortaklığına temsilci atanması ya da TMK.nun 644 ncü maddesi uyarınca iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Muris hesapları ile ilgili Dairemiz'in son uygulamasının yansıtan 30.11.2006 tarih ve 11010-12519 sayılı ilamı ile 17.03.2008 tarih ve 2007-1804/2008-3274 sayılı ilamı da bu yöndedir.
Bu durumda, mahkemece, savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy