(818 S. K. m. 12, 18) (1086 S. K. m. 433, 434) (15. HD. 17.11.2005 T. 2005/1684 E. 2005/6153 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacılar ve davalılardan A.Ltd.Şti. vekillerince temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalılar A ve Samia vs. vekili , davalı C.İnş.Ltd.Şti. vekilleri ve Hüsnü geldiler Davalı Nihat vekili gelmedi. Davalı A.Ltd.Şti.nin temyiz dilekçesi süresi dışında, davacıların temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacılar A. A.Ş. ile Ali 2000/225 sayılı davada; A.Ltd.Şti. ile K.Tur.Yatırım Ltd. şirketini hasım göstererek; davalılar arasındaki 17.4.2000 gün ve 863 yevmiye numaralı satış işlemi ile tapu devrinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek iptallerini, 2000/243 sayılı davada; 160 adet devre mülk ve sosyal tesislerin %40 payının adlarına tescilini, bu tesislerin faaliyete başladığı tarihten sonraki gelirlerinin reeskont faiziyle birlikte tahsilini ve A 26. İcra Müdürlüğünün 1993/2089 ve 2213 sayılı dosyalarında yapılan ödemelerin istirdadını talep etmiş, bu davada A.Ltd.Şti. şirketi ile Nihat mirasçılarını davalı göstermişlerdir. Davacıların A.Ltd. şirketi ve bir kısım Nihat mirasçıları, G Ltd. şirketi, K Ltd. şirketi ve Nihat'ı hasım göstererek açtıkları 2000/244 esasta kayıtlı davadaki talepleri ise; 862, 864, 1045 ve 1166 yevmiye numaralı satışların ve tapunun muvazaa nedeniyle iptalidir. Bunlardan 862 yevmiye numaralı olan A ve G şirketlerinin dava dışı Sabiha'ya yaptığı satış, 864 numaralı olanı Samia nın K İnş.Tur.Yatırım Ltd. şirketine 17.4.2000 tarihinde yaptığı mesken satışı, 1045 yevmiye numaralısının Nihat mirasçılarının K İnş.Tur.Yatırım Ltd. şirketine yaptığı 4 adet mesken satışı, 1166 numaralı olanın da K İnş.Tur.Yatırım Ltd. şirketinin davalı Nihat'a 24.5.2000 tarihinde yaptığı 1 adet mesken satışı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu iddiaların dayanağı da 17.3.1992 günlü adi yazılı sözleşmedir.
Anılan sözleşme uyarınca davacı Ali O ilçesi Mergenli Köyü 158 parseldeki 27.705 m2 alanlı arsa üzerindeki kaba inşaat aşamasında bulunan tesisleri A Ltd.şirketine devretmiştir. Devire ilişkin koşulların ne olduğu sözleşmenin 3 ve 4. maddelerinde, fiyat ve ödeme konusu 5. maddede, diğer şartlar ise 6. maddede düzenlenmiştir. Sözleşmeden sonra 8.4.1992 tarihinde bu taşınmazdaki devremülk ve daire sahibi 324 kişinin isim listesi ile birlikte yer teslimi davalı A.İşl.Ltd. şirketine yapılmıştır. Daha sonra davacı Ali nın 17.3.1992 günlü sözleşme gereğince uhtesinde bulunan 4952/5000 paydan 291/5000 payı üzerinde bırakarak kalan 4661/5000 payı davalı A Ltd.şirketine sözleşmedeki edimi sebebiyle 30.3.1992 tarihinde tapuda devrettiği görülmektedir.
Tarafların iddia ve savunmalarında geçen 15.7.1992 ve Ali ile Nihat arasındaki 9.9.1993 günlü sözleşmeler, 17.3.1992 günlü asıl sözleşmenin uygulaması ve tadili ile ilgili yapılmış ek sözleşmelerdir. Somut olayda, tüm uyuşmazlığın 17.3.1992 günlü asıl sözleşmenin nitelendirilmesi ve bu sözleşme hükümlerinin ihlal edilip edilmediğinin bakarak çözümlenmesi gerekmektedir.
Gerçekten, davacılardan Ali ile A Ltd. şirketi arasındaki 17.3.1992 günlü karma nitelikli sözleşme, gayrimenkul satışı, devredilen taşınmazda devre mülk hakkı tesisi ve inşaat yapımına ilişkin hükümleri içermektedir. Bu sözleşmede bir yandan taşınmaz mal satışı, devremülk hakkı tesisi gibi taşınmaz mülkiyeti devrini içeren hükümler ve eser sözleşmesi sonucu bir kısım payın da yükleniciye geçmesini gerektiren şartlar bulunmaktadır. Bu haliyle sözleşmenin -inşaat yapım işi bir şekle bağlı olmasa da- geçerliği mahkemeninde kabul ettiği üzere resmi biçimde yapılması koşuluna bağlıdır. Buradaki geçerlilik koşulunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece resen gözetilmesi gerekeceği de kuşkusuzdur.
Ne var ki, olayda davalı A.Limited şirketine devri gereken tapu kayıtları yukarıda vurgulandığı şekilde davacı Ali tarafından tapuda devredilmiştir. Sözleşmenin tapu devri ile ilgili hükümleri yerine getirildiğinden inşaat yapım sözleşmesi de resmi şekle tabi olmadığından bu aşamada 17.3.1992 günlü sözleşmenin geçersizliğinden söz edilemez. Bu haliyle mahkemenin davayı red gerekçesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; 17.3.1992 günlü sözleşme ile buna bağlı olmak üzere taraflar arasında yapılan diğer sözleşmeler sebebiyle edimlerin karşılıklı olarak yerine getirilip getirilmediğini, tapu iptalini istemek suretiyle sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyan davacıların bu istemlerinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığını, bütün delilleri birlikte inceleyerek ve gerek duyulursa bu konuda bilirkişi görüşüne de başvurarak açıklığa kavuşturmak ve sonucu doğrultusunda hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece sözleşmelerin mülkiyet devrini öngören hükümlerinin taraflarca resmi biçimde yerine getirildiği gözden kaçırılarak, bu gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
2- Davalı A Limited şirketi vekili temyize cevap dilekçesi ile hükmü gerekçedeki noksanlık yönünden temyiz etmiş ise de, temyiz harcını yatırmadığından ve temyiz defterine kayıt yaptırmadığından süre yönünden temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı sebeplerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, (2.) bent uyarınca davalı A.Limited şirketinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 375 milyon lira Yargıtay duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak vekille temsil olunan davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 10.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy