(2942 S. K. m. 38) (221 S. K. m. 1, 2, 7) (5.HD. 14.03.2005 T. 2005/1869 E. 2005/2520 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 38. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 38. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 gün ve 2002/112 Esas, 2003/33 sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle hukuki dayanağı kalmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza, 1933 senesinden beri, davacı idarenin el atarak kullandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme mahkemeye aittir. Davacı vekili her ne kadar 38. maddeye dayanmış ise de, el atma tarihi 1933 yılı olduğuna göre, burada 221 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır. Sözü edilen Yasanın 1. maddesinde "6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller, ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır. İkinci maddesinde de Hizmetin mahiyet ve gayesine uygun şekilde tahsisler veya inşaat vücuda getirilmiş olması bu Kanunun uygulanması bakımından fiilen tahsistir. hükümleri yer almaktadır. Dava konusu taşınmaza, davacı idare tarafından 1933 tarihinde el atılarak halen kullanıldığına göre, 221 sayılı Yasanın 7. maddesi de göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 20.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy