(4857 S. K. m. 2, 6, 18) (1475 S. K. m. 14) (6100 S. K. m. 25, 26) (9. HD. 11.07.2005 T. 2005/20810 E. 2005/24800 K.)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... Belediye Başkanlığı ve ... Mimarlık İnşaat Taahhüt Nakliyat İnsan Kaynakları San Tic Ltd Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 11.02.2013 dava tarihli dilekçesi ile davacının asıl işveren ...'nin Basın ve Halkla İlişkiler bölümünde metin yazarı, fotoğrafçı, basınla ve halkla başkanın ilişkilerini düzenlemek görevlerinde diğer davalı ... Mimarlık İnş. Taah. Nak. İns. Kayn. San. Tic. Ltd. Şti. işçisi olarak en son aylık brüt 2.418,31 TL ücretle 16/04/2008 tarihinden iş akdinin ... Mimarlık Ltd. Şti. tarafından feshedildiği 25/02/2011 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ... 1. İş Mahkemesi'nin 06/11/2012 tarihli 2012/334 E. ve 2012/633 K. Sayılı ilamı ile iş akdine haksız ve geçersiz nedenle son verildiğinin hüküm altına alındığını, davacının tazminatlarının ödenmediğini, fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, davalılar arasında akdedilmiş olan alt işverenlik sözleşmesi gereği davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu ve dava konusu alacaklardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağının 25.02.2011 fesih tarihi itibari ile davalılar Nova Mimarlık Şirketi ile davalı Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2014/40 Esas sayılı dava dosyasında ise 14.01.2014 tarihli dava dilekçesi ile bu kez 25.02.2011 tarihinden sonra 01.03.2011 tarihinde tekrar bu kez davalı ... şirket işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini ve iş sözleşmesinin 12.04.2011 tarihinden feshedildiğini belirterek, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalı ... ve Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Belediye Başkanlığı vekili, davacının davalı belediye çalışanı olmadığını, hizmet alımı ihalesini üstlenen diğer davalı ... Mimarlık işçisi olduğunu, diğer davalı şirketin her ay hazırladığı hak ediş dosyasına binaen ilgili aylara ait maaş ve diğer ödemelerin belediye tarafından yapıldığını, davacının dava konusu taleplerinden husumet nedeni ile davalı belediyenin sorumlu olmadığını savunurken,
Davalı ... Mimarlık Şirket vekili, davacının işe iade talepli ikame etmiş olduğu, ... 1. İş Mahkemesi'nin 2012/334 E. ve 2012/633 K. Sayılı dosyasında verilen 06/11/2012 tarihli kararda, davacının iş akdinin müvekkili şirket tarafından değil, dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından feshedildiğinin belirtilerek işe iade ve tazminatları bakımından davanın ... Mimarlık Ltd. Şti. yönünden reddine ve davacının davalı ... Belediyesinde işe iadesine karar verildiğini, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, ... Mimarlık Ltd. Şti'nin işveren değil davalı belediyeye işçi temin eden şirket konumunda olduğunu, Şubat 2011'de ihale süresinin sonlanmasıyla belediye ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin sona erdiğini, ihale şartnamesi kapsamında davalı belediyenin seçtiği çalışanlara davalı belediyenin tuttuğu puantaj kayıtlarına göre hak ediş alarak ödeme yaptıklarını, bu nedenle davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücreti alacağı taleplerini kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini beyan etmiş, diğer davalı ... şirketi ise yargılamayı takip etmemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının iş akdinin 28/02/2011 tarihi itibariyle davalı ... Mimarlık Itd. Şti. tarafından feshedildiğine ilişkin bir fesih beyanı bulunmadığı, ... 1. İş Mahkemesi'nin 2012/334 E sayılı dosya kapsamının incelenmesinde, davacının fiilen 16/04/2008-28/02/2011 tarihinde alt işveren davalı ... Mimarlık Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı, 28/02/2011 tarihinde ... Mimarlık Ltd. Şti.'nin üstlendiği ihalenin süresinin sona erdiği, bu tarihte davacının çıkışının yapılarak 01/03/2011 tarihinde ...Mimarlık firmasına girişinin yapıldığı ve davacının değişen alt işverenler nezdinde diğer davalı asıl işveren ... işyerinde çalışmasına aralıksız devam ettiği, bir başka deyişle davacının iş akdinin ve doğmuş bulunan işçilik alacaklarının yeni alt işveren tarafından devralındığı kabul edilmiş, davacının iş akdinin ... Mimarlık firması tarafından 12/04/2011 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiği gerekçesi ile davacının devralan işveren ... Mimarlık firmasına işe iadesine karar verilmekle anılan kararın kesinleştiği, kesinleşen ... 1. İş Mahkemesi'nin 2012/334 e sayılı işe iade dosyası uyarınca; davacının fiilen 16/04/2008-28/02/2011 tarihinde alt işveren davalı ... Mimarlık Ltd. Şti. bünyesinde, diğer davalı ... işyerinde çalıştığı, 28/02/2011 tarihinde ... Mimarlık Ltd. Şti.'nin üstlendiği ihalenin süresinin bitimi ile davacının çıkışının yapılarak 01/03/2011 tarihinde ... Mimarlık firmasına girişinin yapıldığı, 01/03/2011-12/04/2011 tarihleri arasında da davacının ihaleyi yeni alan ... Mimarlık firması bünyesinde diğer davalı asıl işveren ... işyerinde çalışmasına aralıksız devam ettiği, davacı iş akdinin davalı ... Mimarlık firması tarafından feshedildiğini, dava konusu işçilik alacakları bakımından 16/04/2008-25/02/2011 tarihleri arasına ilişkin talepte bulunmuş olduğundan, taleple bağlı kalınarak davacının davalı ... Mimarlık bünyesinde diğer davalı ... işyerinde çalıştığı 16/04/2008- 28/02/2011 tarihleri arasında çalıştığı sonucuna varıldığı, davacının iş akdi feshedildiğinde davacının çalıştığı taşeron firma ...Mimarlık şirketi olup, fesihte bu şirket tarafından gerçekleştirildiğinden ... Mimarlık Şirketinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinden sorumlu olmadığı, diğer işçilik alacaklarında dönemi ile sorumlu olduğu, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu kabul edilmesi gerektiği, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı açısından ise devralan son işverenin sorumluluğu bulunduğu, davacının kullanmadığı izinlerin bulunduğu, hafta ve Ulusal Bayram ve Genel tatillerde çalıştığı, fazla mesai yaptığı gerekçesi ile davalı ... Mimarlık şirketi yönünden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ile ilgili talepler yönünden davanın reddine, kıdem tazminatının asıl işveren davalı Belediye Başkanlığı’ndan, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalı Belediye Başkanlığı ve son alt işveren davalı ... şirketinden müştereken ve müteselsilin tahsiline, fazla çalışma ve tatil ücret alacaklarının tüm davalıların müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Mimarlık şirketinin dava dilekçesinde istenilen kısmi miktarlar kadar sorumluluğuna karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı Belediye Başkanlığı ve davalı ... Mimarlık Şirket vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılardan ... Belediye Başkanlığı ve ... Mimarlık İnşaat Taahhüt Nakliyat İnsan Kaynakları San Tic Ltd Şti.nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK.’un 25. maddesi uyarınca, “kanunda öngörülen istisnalar dışında hakim iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz”. Kısaca maddi vakıa ile bağlı kalınmalıdır. Aynı kanunun devamındaki 26/1 maddesine göre de “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez”.
Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir.
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir.
1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Devir hükümlerine göre ise; feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır.
Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır.
Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz. Daha sonra gerçekleşen fesihten dolayı ise asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, ihbar tazminatı ve yıllık izin dışında iki yılla sınırlı olmak üzere o dönemde gerçekleşen işçilik alacaklarından sorumluluğu, son alt işveren ise tüm dönemden ve fesih haksız ise kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ile hem devredilen hem de kendi döneminde gerçekleşen işçilik alacaklarından sorumluluğu kabul edilmelidir.
Asıl işveren işyerinde değişen alt işverenler arasında devir sözkonusu olmadığında, fesih sözkonusu veya yargı kararı ile kesildiği kabul edilmiş ya da bir dönem kesintiye uğramış ise her kesintiye uğrayan dönem ayrı iş sözleşmeleri kabul edilmeli ve sorumluluk ayrı ayrı belirlenmelidir.
Belirtmek gerekir ki, asıl-alt işverenler arasında işçilik alacakları yönünden müştereken ve müteselsilin sorumluluk vardır. İşçi alt işveren dava açıp, alacaklar hüküm altına alındığında, tahsil edilmediği sürece aynı alacakları asıl işverenden ayrı bir dava yolu ile isteyebilir. Bu durumda kesin hüküm veya derdestlikten sözedilemez. Zira davalı farklıdır. Tahsilde tekerrür olmamak üzere asıl işveren yönünden karar verilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre yukarda belirtilen ön sorun olmadığı kabul edildiğinde, devreden alt işveren Nova Mimarlık Şirketi kendi dönemindeki ücret ve süre üzerinden kıdem tazminatından sorumludur. Ancak bu sorumluluk yönünden karar hatalı ise de davacı temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Aynı şekilde ıslah sureti ile adı geçen davalı şirketten işçilik alacakları daha fazla olduğu halde kısmi olarak dava dilekçesi ile istenen miktarların hüküm altına alınması da isabetsiz ise yine davacı temyizi olmadığından temyiz konusu edilmemiştir.
Keza birleşen dosyada davalı ... şirketinden sadece ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı talep edilmesine rağmen, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak adı geçen davalının fazla mesai ve tatil ücretlerinden sorumluluğuna karar verilmesi de usule aykırı ise de adı geçen davalının temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- İşçi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğini isteminde bulunduğu davadan başka, geçersizliğini istenen fesihten dolayı kıdem ve ihbar tazminat istemi ile bir dava da açmış bulunabilir. Bu durumda, feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin istekleri hakkındaki dava için feshin geçersizliğine ilişkin açılan dava bekletici mesele yapılmalıdır. Feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işçinin işverene başvurması üzerine işe başlatılması veya başlatılmaması halinde, davaya konu fesih ortadan kalktığından, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacak istemi reddedilmeli, feshin geçerli nedene dayandığı veya geçersiz kabul edilmesine rağmen, işçinin başvurmaması nedeni ile geçerli hale geldiği durumda ise kıdem ve ihbar tazminatı ile izin alacağı ise kabul edilmelidir. Feshin geçersizliği kararı üzerine, işçinin on işgünü içerisinde işverene başvurmaması halinde işverence yapılmış feshin geçerli fesih haline geleceği ve işverenin sadece bu feshin hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21/5 maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ancak başvuru yapan işçiyi, işverenin işe çağırması halinde, işçinin işe başlamaması halinde ne tür hukuki sonuçların doğacağına dair maddede bir düzenlemeye gidilmemiştir. Yargıtay, kanun boşluğu olarak nitelediği sorunu, işçi lehine yorum ilkesinden hareketle, işçinin başvurmamış gibi sayılması sonucuna vararak, aynı madde ile çözmüştür (Yargıtay 9. HD. 11.07.2005 gün ve 2005/20810 Esas, 2005/24800 Karar).
Davacı dava dilekçesi ile iş sözleşmesinin 25.02.2011 tarihinden feshedildiğini iddia ederek, o tarihte alt işveren olan ... Mimarlık Şirketine ve asıl işveren Belediye Başkanlığı’na karşı kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacakları davası açmış, daha sonra birleşen davada ise iş sözleşmesinin 12.04.2011 tarihinde devralan alt işveren ... Mimarlık şirketi tarafından feshedildiğini belirterek anılan şirket ve Belediye Başkanlığına karşı ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı isteminde bulunmuştur. Ancak davacı aynı zamanda 12.04.2011 tarihli fesihten dolayı her üç davalıya karşı feshin geçersizliği ve işe iade davası açmış ve yapılan yargılama sonunda feshin geçersizliğine, davacının son alt işveren ... Mimarlık işyerine işe iadesine, sonuçlarından adı geçen davalı ile davalı asıl işveren Belediye Başkanlığının sorumluluğuna karar verilmiştir. Karar kesinleşmiş ise de davacının feshin geçersizliği kararı üzerine işverene başvurup başvurmadığı, başlatılıp başlatılmadığı, önceki feshin geçerli hale gelip gelmediği, başvuruya bağlı olarak başlatılmaması halinde önceki feshin ortadan kalkıp kalkmadığı araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının kabulü hatalıdır. Feshin geçersizliği kararı üzerine davacı süresinde başvurmamış veya başvurup başlamamış ise 12.04.2011 tarihli fesih geçerli hale geleceğinden maddi vakıa ve taleple bağlılık kuralı ile usulü kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin hüküm altına alınmalıdır. Davacı başvurmuş ve başlatılmamış ise asıl dava tarihi itibari ile ortada fesih bulunmadığından feshe bağlı tazminat ve izin alacakları reddedilmeli, birleşen davada ise bu husus dava tarihi itibari ile fesih (işe başlatmama tarihi) araştırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy