(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 81, 405) (5237 S. K. m. 191)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından sanıklar İ.Y., A.Ö. ve E.K. hakkında B. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 07.06.2005 tarih ve 2005/42 E., 2005/88 K. sayılı mahkumiyet kararı verildiği; sanık A.Ö. hakkındaki hükmün C. Savcısı, sanıklar İ.Y. ve E.K. haklarındaki hükümlerin ise bu sanıkların müdafileri tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C.Başsavcılığınca hükümlerin bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 20.09.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Tekerrür, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda cezanın artırılması nedenlerinden biri olarak benimsenmiş iken 5237 sayılı TCK ile 5275 sayılı CGTİK'da bu sistemden vazgeçilerek tekerrürün infaz rejimi olarak düzenlenmiş bulunması; bu durumun önceki yasada suç sayılan bir eylemin sonradan yürürlüğe giren yasada suç olmaktan çıkarılmasından farklı olması; 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 3. fıkrasındaki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir şeklindeki kuralla lehe yasanın saptanmasında izlenecek yöntemin belirlenmesi ve Mahkemece 765 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapılması karşısında, 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki buna yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık A.Ö.'in savunmasında sözünü ettiği olayın dava konusu olaydan yaklaşık bir yıl önce gerçekleştiği ve sanık hakkında bu olay nedeniyle ayrıca işlem yapıldığı anlaşıldığından, sözü edilen olayla ilgili olarak yapılan işlemin araştırılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma görüşü benimsenmemiştir.
Sanık E.'de herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilememiş olması ve ikrara yönelik soyut beyanının suçunun sübutuna yeterli olmaması karşısında, tebliğnamedeki bu sanık hakkında TCK'nın 405/2 maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp kararda gösterilen delillere, dosyadaki diğer belge ve bilgilere göre; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Diğer sanık E.Ö'nün beyanı ve (x) muhbirle yapılan görüşme sonucu sanık İ.Y. hakkında soruşturmaya başlandığı; sanık İ.Y.'ın evinde, iş yerinde ve üzerinde yapılan aramalarda herhangi bir uyuşturucu madde bulunmadığı; ancak sanığın, dolaylı ikrarı ile uyuşturucu madde devretmek suçunu ortaya çıkmasına yardımcı olduğu anlaşıldığından, sanık İ.Y. hakkında 765 sayılı TCK'nın 405/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Diğer sanık İ.Y. hakkında yapılan araştırmalar ve (x) muhbirle yapılan görüşme sonucu, İ.Y. ile E.K., A.Ö., R.D. isimli kişilerin birlikte hareket ettikleri ve ellerinde yüklü miktarda esrar bulunduğu yolunda bilgi edinilmesi üzerine, sanıklar E.K. ve A.Ö.'nün tespit edilen evlerinde yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçirilememiş olması; sanıkların kan ve idrarlarında araştırma yapılıp uyuşturucu madde metabolidinin saptanmamış bulunması, sanık E.K.'in C. savcılığındaki ifadesinde kullandığını beyan ettiği uyuşturucu maddenin örneğinin ele geçirilip üzerinde tıbbi inceleme yapılamamış olması karşısında, sanıklar A.Ö. ve E.K. hakkında sübut bulmayan uyuşturucu madde kullanmak suçundan beraat yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyet hükmü kurulması,
3. Kabule göre;
TCK'nın 191/3. maddesinin uygulanması sırasında, sanıklar A.Ö. ve E.K.'a tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlü olduklarının hatırlatılmasıyla yetinilmesi yerine, TCK 191/3. maddesi gereği, B. Devlet Hastanesi Psikiyatr Servisinde uzman psikiyatristler vasıtası ile sanıkların tedavilerine başlanmasına denilerek infazı kısıtlar nitelikte karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar İ.Y. ve E.K. müdafileri ile C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnameden değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 19.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy