(818 S. K. m. 262, 263) (1086 S. K. m. 440) (6. HD. 13.06.2005 T. 2005/4863 E. 2005/6014 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar dairemizin 13.06.2005 gün ve 4863-6014 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Bu kararın tashihen tetkiki davacı tarafından süresi içinde istenilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, süre bitimi nedeni ile kiralananın tahliyesi ve tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, Dairemiz 13.06.2005 tarihli ilam ile davaya dayanak yapılan feshi ihbarın süresinde olmadığından davanın reddi gerektiğinden bahisle hükmü bozmuş, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Davacı vekilinin tazminata yönelik karar düzeltme istemine ilişkin olarak yapılan incelemede: Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 25.01.2002 tarihinde sona ermiş olup Borçlar Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca süresiz hale gelmiştir. Davacı bu tarih itibariyle Borçlar Kanunu'nun 262. maddesi uyarınca kendisine tanınan sürede feshi ihbarda bulunmadığına göre sözleşmenin 10/2. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle Mahkemece tazminat isteminin kabulüne ilişkin kararının Dairemizce bozulmasında bir usulsüzlük bulunmadığından buna ilişkin karar düzeltme isteminin reddine,
2- Davacı vekilinin tahliyeye ilişkin karar düzeltme istemine gelince; Dairemizin 13.06.2005 tarih 2005/4863 esas - 6014 karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki 28.06.1996 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesinin 28.06.2001 tarihinde süresiz hale geldiği ve 19.08.2003 olan dava tarihi itibariyle 12.04.2003 tarihinde yapılan feshi ihbarın süresinde olmadığından bahisle hüküm tahliye yönünden de bozulmuş ise de, yapılan incelemede taraflar arasındaki 28.06.1996 düzenleme tarihli sözleşmenin 2., 3. maddesinde sözleşmenin imzasından sonra on beş gün içinde yer teslim edilecek ve teslimden itibaren altı ay içinde işin tümü tamamlanarak hazır hale getirilecektir. Bu süre sonunda iş kabule hazır hale getirilmemiş olsa dahi kira bedelinin ödenmesi ve tesisin beş yıllık faaliyet süresi yer tesliminden altı ay sonra başlayacaktır. hükmünün yer aldığı görülmüştür. Kiralanan açık arazi olup davalıya 25.07.1996 tarihinde teslim edildiği ve taraflar arasında 20.01.1998 tarihinde taşıma protokolü düzenlendiği ve bu protokolün konusunun da 28.06.1996'da imzalanan sözleşmedeki arazi üzerine yapılan tesislerde taşımacılık koşullarının belirlenmesi olduğu belirlenmiştir. Protokolün 9. maddesinde 28.06.1996 tarihli sözleşme hükümleri ile birlikte geçerli olacağından protokolün süresi ilk aşamada beş yıl olarak kararlaştırılmıştır.
28.06.1996 başlangıç tarihli yap-işlet-devret sözleşmesinin 2.3. maddesinde kira sözleşmesinin başlangıcı yer teslimi koşuluna bağlanmıştır. Anılan madde hükmüne göre onbeş gün içinde yer tesliminin yapılacağı, bunun tutanakla belirleneceği ve yer tesliminden sonra en geç altı ay içinde tüm işlemler tamamlanarak kabule hazır hale getirileceği öngörülmüştür. Yine aynı maddede yer tesliminden sonra altı ay içinde yapılacak işler tamamlanmamış olsa dahi kira bedelinin ödenmesi ve kira süresinin başlayacağı öngörülmüştür. Dosyadaki belge ve bilgilere göre yer tesliminin 25.07.1996 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu tarihe altı ayın ilavesi ile 25.01.1997 tarihi itibari ile kira sözleşmesinin başlayacağının kabulü gerekir. Bu tarih itibariyle sözleşme beş yıllık yapıldığına göre sözleşmenin sona erme tarihi 25.01.2002 tarihidir. Bu tarihten itibaren akit süresiz hale gelmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 263. maddesi hükmüne göre süresiz hale gelen sözleşmelerde feshi ihbar süresinin aynı yasanın 262. maddesine göre belirlenmesi gerekir. 25.01.2003 - 25.07.2003 dönemi için üç ay öncesinden feshi ihbarda bulunmak koşuluyla altı ayın sonunda dava açılması gerekir. Davacı 12.04.2003 tarihinde tebliğ olunan ihtarnameye göre 19.08.2003 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile maddi hata sonucu oluştuğu anlaşılan Dairemizin 13.06.2005 tarih 2005/4863 - 6014 sayılı tahliyeye ilişkin bozma kararının kaldırılarak, mahkemenin tahliyeye ilişkin kararının iş bu gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Dairemizin 13.06.2005 tarih, 2005/4863-6014 sayılı kararının tazminata ilişkin kısmına yönelik karar düzeltme isteminin reddine, tahliyeye ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüyle dairemiz kararının tahliyeye ilişkin kısmının kaldırılarak hükmün tahliye yönünden ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy