(4389 S. K. m. 14, 15) (13.DD. 29.11.2005 T. 2005/5546 E. 2005/5699 K. )
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.12.2003 tarih ve 2002/442-2003/1443 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile birleşen dosyanın davacıları vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.09.2006 gününde davacılardan Mustafa Süzer, Sami Çakır, Taner Refik Soy vekili ile Ayben Sehlikoğlu ile davalı Bayındırbank avukatı Faruk Aytekin geldi, tebligata rağmen davalı dosya davacısı ve avukatı ile diğer davacı ve avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekilleri asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, davalı bankanın TMSF.'na devrine dair karar alınıp, 25.12.2001 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 01.01.2001-08.07.2001 tarihleri arasında görev yapmış bulunan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile genel müdür hakkında hiçbir açıklamaya yer verilmeksizin ibra edilmemelerine dair karar alındığını, oysa bankanın Fona geçmesiyle anonim şirket statüsünü kaybettiğini ve organ olarak genel kurulunun dahi olmadığı, anılan genel kurulda bilanço, kar ve zarar hesabı, faaliyet raporu ve denetim raporunun bulunması ve bunların genel kurulda değerlendirilerek yasalara uygun şekilde karara bağlanması gerekirken bunların yapılmaması nedeniyle ibra edilmeme kararının geçersiz bir karar olduğunu, müvekkillerinin kusurlu olduğu ve sorumluluklarının bulunduğundan söz edilemeyeceğini ileri sürerek, davalı bankanın 25.12.2001 tarihli genel kurulunda müvekkilleri aleyhine alınmış ibra edilmeme kararının geçersizliğinin tespitine, anılan kararın iptaline, müvekkillerinin sorumlu olmadığının tespitiyle hükmen ibralarına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacıların bankayı zarara uğratmaları nedeniyle haklarında 25.12.2001 tarihli genel kurulda ibra edilmeme kararı alınıp, 04.04.2002 tarihli genel kurulda sorumluluk davası açılmasına dair karar verildiğini, Kentbank A.Ş.'nin 09.07.2001 tarihinden önceki dönemlerdeki bilanço ve kar-zarar cetvellerinin gerçeği yansıtmaması nedeniyle önceki ibraların hükümsüz sayılarak kaldırılmasının hukuken mümkün olduğunu belirterek davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacılar hakkında evvelce verilen ibra kararlarının geri alınması, genel kurul kararlarının geçerli olup, olmadığı bankanın davacılar hakkında açtığı sorumluluk davasında savunma nedeni olabileceği, ayrıca iş bu davanın açılmasında davacıların hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen dava davacılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankanın eski yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davacılar hakkında 25.12.2001 tarihli genel kurulda alınan ibra edilmeme kararının iptali istemine ilişkindir.
İptali istenen genel kurul kararına dayanılarak davacılar hakkında sorumluluk davası açılmış olması durumunda genel kurul kararının aksine yöneticilerin sorumlu tutuldukları dönem ile ilgili işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı hususu savunma olarak o davada ileri sürülebileceğinden ayrı bir dava ile genel kurul kararının iptalinin istenmesinde, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıların hukuki yararı bulunmamaktadır.
Ancak, genel kurul kararı butlan ile sakat ise bu nedene dayalı olarak davacıların dava hakkının varlığı konusunda kuşku yoktur. Davalı bankanın TMSF'na devrine ilişkin BDDK kararı aleyhine Danıştay'da dava açıldığı ve davanın kabul ile sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği ileri sürülmektedir. Danıştay'daki davanın sonucunda davalı bankanın TMSF.'na devri işleminin iptaline karar verildiği takdirde; karar, işlem tarihi itibarıyla sonuç doğuracağından iptali istenen genel kurulda TMSF.'nın payları temsil yetkisi ortadan kalkacaktır. Yetkisiz temsilcilerin katılımı sonucu alınan genel kurul kararının da butlan ile sakatlığı gündeme gelecektir.
Bu durumda mahkemece, Danıştay 10. Dairesinin 2004/7935 E, 2004/5575 K sayılı ilamı ve bu karardan sonra oluşturulan ve Danıştay 10. Dairesi kararının hukuken ve fiilen uygulanabilirliğini tartışan Danıştay 13. Dairesinin 2005/5546 E, 2005/5699 sayılı kararlarının kesinleşip, kesinleşmedikleri belirlendikten sonra genel kurul tarihi itibarıyla TMSF.'nın paydaşlık durumunun değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılardan Mustafa Süzer, Sami Çakır ve Taner Berksoy'a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy