(6136 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 81, 193, 456, 457) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 58) (2. CD. 20.07.2005 T. 2005/7570 E. 2005/16572 K.) (10. CD. 12.10.2005 T. 2005/7447 E. 2005/12710 K.) (10. CD. 13.10.2005 T. 2005/10431 E. 2005/12718 K.)
Dava: 6136 s. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Sair Aletler Hakkındaki Yasaya aykırı davranmak, etkili eylem ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık Ünsal Güngör'ün 6136 s. Kanun'un 13/1, 765 s. Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 456/2, 457/1, 193/2. maddeleri gereğince 3 yıl 19 ay 1 tarih hapis ve 60.160.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Konya/Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 28.2.2002 günlü ve 1999/634 esas, 2002/123 s. kararının infazı sırasında, 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, etkili eylem ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden eski hükmün daha lehe olması nedeniyle aynen infazına, sanığın 6136 s. Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 60.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, kararda tekerrür sebebiyle yapılan artırım sonucu bulunan 2 ay hapis ve 160.000 Türk lirası ağır para cezasının infazının durdurulmasına, ancak 5237 s. Kanun'un 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair, aynı mahkemenin 13.6.2005 günlü ve 1999/634 esas, 2002/123 s. ek kararına yönelik itirazın reddine ait Konya-Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin 29.7.2005 günlü ve 2005/296 değişik iş s. kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca, yeni yasanın belirlenmesi ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağına ait kararların verilmesinde;
1- 5252 s. Kanun'un 9/1. maddesindeki, 01.06.2005 gününden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Yasasının lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Şeklindeki düzenlemeye göre, benzer olaylar sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.07.2005 günlü ve 2005/7570-16572 s. ilamı ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.10.2005 günlü ve 2005/7447-12710 s. ilamında da belirtildiği üzere, lehe olan hükümlerin uygulanma talebinin, yeni düzenlemelerin sanık lehine olmadığı gerekçesiyle reddine veya hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi hallerinde itiraz yasa yoluna tabi olacağı,
2- 5252 s. Kanun'un 9/3. maddesindeki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Şeklindeki düzenleme karşısında ise, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.10.2005 günlü ve 2005/10431-12718 s. ilamında belirtildiği üzere, sonraki yasanın unsurlarının veya özel hallerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini sebebi sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hallerde ise, duruşma açılmak suretiyle bütün bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği ve bu biçimde verilecek kararların da temyiz yasa yoluna tabi olacağı,
Mahkemece 2. bentdeki hallere özgü olarak verilen ek kararın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilmiş olmasının da yasa yolunu değiştirmeyeceği, keza 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264. maddesine göre, yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı cihetle, ek karara karşı yapılan itiraz üzerine mercii Konya/Ereğli Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu, ek kararın 28.6.2005 gününde tebliği üzerine hükümlü tarafından verilen 14.7.2005 günlü temyiz dilekçesinin ise süresi içinde verilmemiş bulunması nedeniyle Konya/Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin ek kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni yasanın sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında yasal ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de, suç tarihi itibarıyla, 647 s. Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un sanığın lehine olmasına rağmen, 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 s. CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.11.2005 tarih ve 49415 s. yasa yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 19.12.2005 tarih ve KYB/2005-206157 s. ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sevkteki eylem tanımına, yasa yararına bozma isteğinde bulunulan hüküm konusuna ve uygulamaya, istemin kapsamına ve Yargıtay Yasanın 14. maddesine göre inceleme görevi Yargıtay Yüksek (3) Ceza Dairesine ilişkin olmakla Dairemizin görevsizliğine, dosyanın ilgili Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy