(4857 S. K. m. 68) (HGK 12.04.2006 T. 2006/9-173 E. 2006/175 K.) (HGK 12.04.2006 T. 2006/9-191 E. 2006/193 K.)
Taraflar arasındaki ara dinlenmesi alacağının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; A. 11. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.7.2006 tarih ve 2005/88 E. 2006/373 K. s. kararın tetkiki davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.3.2007 tarih ve 2006/21433 E. 2007/8866 K. s. ilamı ile, (....Davacı; sendika ile davalı kurum arasında imzalanan TİS'nin 61/2 fıkrasında, vardiyalı sitemde çalışanlara yarım saat ara dinlenme süresi için bir saat üzerinden %150 zamlı ödeme düzenlendiğini, işi gereği ara dinlenme yapmadığını, göreve çağrılma ihtimaline karşı, şoförler odasında hazır beklediğini belirterek ara dinlenme ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; İş Yasası hükümlerine göre, vardiyalı işlerde çalıştırılan işçilere yarım saatlik ara dinlenmesi verilmesinin zorunlu olduğunu, ancak görevi gereği ara dinlenme süresini kullanamayacak halde olan işçilere önceleri 1.3.2001-28.2.2003 tarihleri arasında yürürlükte bulunan TİS'nin 61/2 maddesine göre, iş mahallinde geçirilen yarım saatlik ara dinlenme süresi için, bir saatlik normal çalışma ücretinin %150 artırılmak suretiyle gerekli ödemeler yapılmakta iken, madde hükmünün iş yasası hükümlerine aykırı olduğu yolunda Sayıştay ve Maliye Bakanlığı Saymanlık Müdürlüklerinden uyanlar alınması üzerine 1.3.2003-28.2.2005 tarihleri arasında uygulanan TİS'den bu hükmün çıkarıldığını, sair taraftan 4857 s. yasanın 68. maddesinde, dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir biçiminde düzenleme yapıldığını, ara dinlenme süresi için ilave ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 61. maddesinin 2. fıkrasında Ara dinlemeleri iş süresinden sayılmaz. Ancak, vardiyalı hizmetlerde çalıştırılan işçiler ara dinlenmesi süresince görev yerlerini terk edemezler. Bu suretle, vardiyalı işçilerin görev yerinde geçirdikleri yarım saatlik ara dinlenmesi süresine karşılık, bir saatlik normal çalışma ücreti %150 zamlı olarak ödenir biçiminde kurala yer verilmiştir. Davacı işçi bu maddede ön görülen ara dinlenme karşılığı alacaklarım talep etmiş, mahkemece istem doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin işyerinde şoför olarak çalıştığı ve vardiyalı sisteme tabi olduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin uygulamalarına göre davacının ara dinlenmelerde fiilen çalışması halinde bu süreye ait ücrete hak kazanması mümkündür. Ara dinlenmelerde çalıştığını kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir. Davacının dinletmiş olduğu tanıklar bu davanın sonucundan etkilenebilecek durumdaki işçiler olup aralarında menfaat birliği söz konusudur. Ayrıca davacı uzun bir süre ihtirazı kayıt ileri sürmeden aylık ücretlerini almıştır. Bu sebeple davacı ara dinlenmelerde fiilen çalıştığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici sebeplere ve özellikle davacının ara dinlenmelerde fiilen çalıştığını ispat etmesi gerektiği görüşünün Hukuk Genel Kurulu'nun 12.4.2006 gün, 2006/9-173 E. 175 K; 12.4.2006 gün, 2006/9-191 E. 193 K. s. kararlarında da benimsenmiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki
kararda direnilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy