(1163 S. K. m. 8, 14) (YHGK. 08.11.2006 T. 2006/14-700 E. 2006/690 K.) (14 HD. 06.12.2005 T. 2005/9943 E. 2005/10952 K.)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.8.1993 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.7.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kooperatif ortağı olan kişiden ferdi mülkiyete geçmezden önce düzenlendiği anlaşılan devir sözleşmesine dayanılarak açılan ve ferdi mülkiyete geçişte davalı adına oluştuğu anlaşılan bağımsız bölüm tapusunun iptal ve tesciline ilişkindir.
Davalı ise savunmasında; taşınmazın başka bir anlatımla kooperatif hissesinin davacı H. K. adına değil de o tarihlerde boşanmak üzere olduğu, Amerika da ikamet eden eşi H. S.'ye geçirilmek amacıyla bu işlemin yapıldığını bu nedenle davacının kendisi adına tescil istemeyeceğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davacı ve davalının ayrı ayrı imzalarını taşıyan 22.6.1991 tarihli devir sözleşmesinin kooperatif yönetimince onanmadığı bu nedenle hukuki sonuç doğuracak işlem sayılamayacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1163 numaralı Kooperatifler Kanununun devirle ilgili hükmü 14/2. maddesi ile düzenlenmiştir. Devralan kişinin aynı yasanın 8.maddesindeki koşulları taşıması halinde üyeliği iktisapta herhangi bir mahsur olmadığı için kooperatif yönetiminin bu devri reddetme hakkı yoktur. Davaya konu payın bulunduğu kooperatif özel statülü bir kooperatif olmadığına, herhangi bir kısıtlılık hali ileri sürülmediğine göre taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanması kooperatif payının devri için yeterli görülmüştür. Davalı C. S.'nin devir ile ilgili düzenlediği 22.6.1991 tarihli belgenin son paragrafında kooperatife hitaben kaleme aldığı istem ve talimat cümlesi yer almış olup ferdileşme sırasında tapunun alıcı H. K.'ye geçirilmesi istendiğine ve bu istemin aynı tarihli alıcı H. K.'nin imzalı beyanı ile de belirlenmiş olmasına göre taraf iradelerinin birleştiği anlaşılmaktadır.
Bu konuda ileriye sürülen itiraz devrin yapılmadığı biçiminde olmayıp başkası adına ve hesabına işlem yapılması iradesinin varlığı biçimindedir. Böyle bir savunma taraf muvazaası varlığına işaret eden bir savunma olup bunun yazılı bir belge ile kanıtlanmaması halinde dinlenme olanağı da yoktur. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilecek yerde yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy