(2004 S. K. m. 277)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karaman1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.06.2008 gün ve 2006/377 E.,2008/163 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalılar Mehmet Emin ve Yunus Özdoğru vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.04.2009 gün ve 2008/4866 E., 2009/2163 K. sayılı ilamı ile;
(Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu Mehmet Emin Özdoğru'nun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Karaman Ahiosman Mahallesi, 4181 Ada, 8 ve 10 parsel, Çarşı Mahallesi 555 Ada 13 parselde kayıtlı taşınmazların 1/3 hissesini 31.8.2005 tarihinde yeğeni davalı Yunus Özdoğru'ya, onun da 27.10.2005 tarihinde borçlunun muhasebecisi ve işçisi olan davalı Bülent Ermut'a sattığını belirterek tasarrufların Borçlar Kanunun 18. maddesi kabul edilmezse İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince iptalini talep etmiştir.
Davalılar Mehmet Emin ve Yunus Özdoğru vekili dava şartlarının oluşmadığını ve davalıların
iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Bülent Ermut dava şartlarının oluşmadığını, iyiniyetli dördüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan ve dava dışı Kar AŞ'den alacaklı davacı şirket borcu nedeniyle doğrudan davalı borçluya müracaat edilemiyeceği, dava konusu tasarrufların 23.11.2005 tarihli borçtan önce yapıldığı, muvazaa iddiasının dinlenebilmesi için davacının hukuki yarar ve ilgisinin olması gerektiği, davalı borçlunun tasarruf tarihinde şahsen borçlanacağı öngörüsü ile alacaklısından mal kaçırma inancıyla tasarrufta bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Mehmet Emin ve Yunus Özdoğru vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması, borcun tasarruftan önce doğması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması ve borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması gereklidir.
Somut olayda davalı Mehmet Emin Özdoğru; davacı şirkete borçlu olan Kar AŞ'nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesidir. Davalıların 17.11.2006 tarihli savunma dilekçesinden de anlaşıldığı üzere davalı Mehmet Emin Özdoğru ortağı olduğu borçlu Kar AŞ'nin borcuna karşılık şirket hakkında yapılan icra takibi sırasında şahsi çek ve senet vermiş, 23.11.2005 tarihli protokol ile şirket borcuna kefil olmuştur. O halde davalı Mehmet Emin Özdoğru yönünden borcun doğum tarihi ortağı ve kefili olduğu Kar AŞ'nin borçlandığı tarih olarak kabulü gereklidir. Davacı vekili borcun 2005 yılı başlarında başlayan ticari ilişkiden doğduğunu iddia etmiş, fatura ve ticari hesap dökümlerini delil olarak bildirmiştir. Bu durumda mahkemece borcun doğumuna ilişkinin belirlenmesi yönünden tarafların bildireceği delilleri toplamalı ve gerektiğinde şirket defteri üzerinde inceleme yaptırarak borcun iptali istenen tasarruflar önce doğduğunun ispatlanması halinde işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.) gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili ve davalılar Mehmet Emin ve Yunus Özdoğru vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan
ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararma uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.10.2010 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy